Haber Detayı
03 Temmuz 2015 - Cuma 14:11 Bu haber 1104 kez okundu
 
03.07.2015 TARİHLİ RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANAN AYM KARARLARI
3 Temmuz 2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan bireysel başvuru kararlarının özetleri...
AYM Kararları Haberi


Başvuru No: 2012/1144

Başvurucu: Suat Özen

Başvuru Tarihi: 12.12.2012

Kararı Veren: Genel Kurul

Karar Tarihi: 08.04.2015

Başvurunun Konusu:

Başvurucunun taşınmazının kıyı kenar çizgisinde kalması ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gerekçesiyle Hazine tarafından açılan dava sonucu tapu kaydı iptaline ve binanın yıkılmasına karar verilmiştir. Karar 02.11.1992 tarihinde kesinleşmiştir. Ancak bina 18 yıl boyunca ne başvurucu ne de idare tarafından yıkılmıştır. Başvurucu taşınmazı kullanmayı sürdürmüştür.

03.05.2010 tarihinde başvurucu binadan tahliye edilmiş ve bina yıkılmıştır.

Başvurucu yıkım işlemi nedeniyle zarara uğradığından bahisle 26.10.2010 tarihinde tazminat davası açmıştır.

Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi, 818 sayılı borçlar kanununda öngörülen 10 yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Başvurucu temyiz ve karar düzeltme kanun yollarını da tüketmiş olup dava aleyhine sonuçlanmıştır.

Başvurucu mülkiyet ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

İnceleme ve Karar:

Mahkeme başvuruyu mülkiyet hakkı ve adil yargılanma hakkı yönlerinden incelemiştir.

Mülkiyet hakkı bakımından mahkeme, başvuruya konu taşınmaza bağlı tazminat taleplerinin, ilgili taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının 1992 yılında verilen mahkeme kararının kesinleşmesi ile son bulduğu gerekçesiyle zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir.

Adil yargılanma hakkı yönünden ise, başvurucunun iddiası zararın yıkım işlemi ile gerçekleşmiş olduğu, ilk derece mahkemesi ve Yargıtay’ın ise 1992 yılında kesinleşen kararı esas alması sonucu zararın doğduğu tarih ve zamanaşımını yanlış yorumladığıdır.

Mahkeme, başvurucunun iddiasının kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlara ilişkin olduğundan ve derece mahkemesi kararlarının bariz takdir hatası veya keyfilik içermediğinden bahisle, başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Karşı Oylar:

Kararda 4 üyenin karşı oyları bulunmaktadır. Karşı oylarda özetle mülkiyet kavramının İHAS’ta özerk bir kavram olarak yer aldığı, 2010 yılındaki yıkımın “mülkiyetin kullanılmasının kontrolü” bağlamında bir müdahale olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bu açıdan zaman bakımından yetkisizlikten bahsedilemeyeceği, esasa ilişkin olarak ise başvurucunun evle arasında oluşan ayni menfaatin varlığı, yıkım ile istenen kamu yararının gerçekleşmesi ve bireyin hakkı arasında adil denge kurulmadığı, bu nedenlerle mülkiyet ve adil yargılanma hakkının ihlaline karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.


Başvuru No: 2013/1997

Başvurucu: Nihat Özdemir

Başvuru Tarihi: 18.03.2013

Kararı Veren: Genel Kurul

Karar Tarihi: 08.04.2015

Başvurunun Konusu:

Başvurucu, gazeteci Fatih Altaylı’nın köşe yazıları ile televizyon programında kullandığı sözlerin şeref ve itibarının korunması hakkının, adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Başvurucu’nun Fatih Altaylı’ya karşı açtığı dava sonucunda Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen ilk derece Mahkemesi kararında, ilgili yayınların eleştiri sınırları dışına çıkmadığı gerekçe gösterilmiştir.

İnceleme ve Karar:

Mahkeme başvuruyu Anayasa madde 17 “kişinin manevi bütünlüğü hakkı” yönünden incelemiştir.

Mahkeme, ifade özgürlüğü ile kişisel itibarın korunmasını isteme hakkı arasında bir denge kurulması gerektiğini ve benzer bir olaya dayanan 2013/5574 sayılı İlhan Cihaner kararındaki ilkelerin bu olaya da uygulanacağını belirtmiştir.

Mahkemeye göre ilk derece mahkemesi, davalının basın özgürlüğü ile başvurucunun şeref ve itibarının korunması hakları arasında bir denge kurmuş, yazı ve haberin genel çıkarı ilgilendiren bir tartışmaya katkı sunduğunu, yazı ve televizyon programlarında geçen olayların “görünür gerçekliğe uygun” olduğunu haberin yapıldığı şartlara değinerek ifade etmiştir. Ayrıca başvuruya konu sözlerde abartının da bulunduğunu belirten Anayasa Mahkemesi, basın özgürlüğünün kapsamının bir dereceye kadar abartmaya ve kışkırtmaya izin verecek şekilde yorumlanması gerektiğini belirtmiştir.

Mahkeme 17. Maddenin ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Karşı Oylar:

Kararda bulunan karşı oylarda, Mahkemenin eksik belge ve bilgi ile inceleme yaptığı belirtilmiş, ilgili gazetecinin ifadelerinin hakaret içerdiği ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmemesi gerektiği ifade edilmiştir.


Başvuru No: 2013/2319

Başvurucu: Abdulselam Tutal ve Diğerleri

Başvuru Tarihi: 28.03.2013

Kararı Veren: Genel Kurul

Karar Tarihi: 08.04.2015

Başvurunun Konusu:

Başvurucular, İBDA/C örgütüyle bağlantılı olarak insan öldürme suçu işledikleri şüphesi ile 30.04.2004 tarihinde gözaltına alınmışlardır. Gözaltı ifadelerinde olaya dair ayrıntılı anlatımlar bulunmaktadır.

Başvurucular gözaltı sonrası savcıya verdikleri ifadelerde avukatla görüşme girişimlerinin engellendiğini ve emniyetteki ifadelerini kabul etmediklerini beyan etmişlerdir. Ayrıca başvuruculardan Abdulselam Tutal müdafii, resmi yazıya rağmen şüpheli ile görüştürülmediğini belirtmiştir. Başka bir başvurucu ise emniyette kendisine şiddet uygulandığını, bir başka başvurucu ise emniyette psikolojik baskı sonucu ifade imzalamak zorunda kaldıklarını beyan etmiştir.

İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, başvurucuların gözaltı ifadelerinde belirtilen şekilde eylemi gerçekleştirdikleri belirtilmiştir.

İddianame sonrası başlayan yargılamada başvurucular tutuklu yargılanmışlardır. Mahkeme kötü muamele iddialarıyla ilgili karar vermemiş, ilgili merciilere müracaat etmekte serbest olduklarını belirtmiştir.

Davanın bir duruşmasında, olayın meydana geldiği binanın bazı dairelerinde bulunan kişilerin tanık olarak dinlenmeleri talepleri reddedilmiştir.

Daha önce beyanı alınan ve olayla ilgili görgüye dayalı bilgisi olmadığını söyleyen tanıklardan biri, daha sonra duruşma günü olarak belirlenmeyen başka bir tarihte başvuru üzerine açılan celsede beyan sunmuştur.

Bu arada gözaltında kötü muamele iddialarıyla ilgili soruşturma sonuçlanmış ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

Yargılama sonunda başvurucular ağırlaştırılmış müebbet cezasına mahkum edilmişlerdir. İlk derece mahkemesinin kararı Yargıtay tarafından da onanmış ve kesinleşmiştir.

Başvurucular özetle:

  • Gözaltında baskı ve tehditle ifade tutanaklarının imzalatıldığını, müdafii hakkından yararlanamadıklarını, tanıkları soruglama imkanı verilmediğini, lehe delillerin dikkate alınmadığını belirterek adil yargılanma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği haklarının,
  • Ölünceye kadar infazı devam edecek bir cezaya çarptırılmalarının yaşam hakkı ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir muameleye tabi tutulma yasağının,

İhlal edildiğini iddia etmişlerdir.

İnceleme ve Karar:

Mahkeme başvuruyu kişi hürriyeti ve güvenliği ile adil yargılanma hakkı yönlerinden incelemiştir.

Mahkeme tutukluluğun ilk derece mahkemesinin 25.01.2012 tarihinde verdiği mahkumiyet kararı ile son bulduğunu belirterek zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir.

Mahkeme adil yargılanma hakkı yönünden ise, başvurucuların gözaltında kötü muameleye maruz kaldıkları ve bu nedenler ifade tutanaklarını imzaladıkları yönündeki iddialarını doğrulayan somut bir bulgu sunamadıklarını belirtmiştir.

Bununla birlikte Mahkeme başvurucuların avukat yardımından faydalanamadıklarını ve bu suretle savunma haklarına zarar geldiğini, yargılamanın diğer aşamalarında avukat yardımı almalarının bu zararı gideremediğini ve bu zararın yargılamanın bir bütün olarak adil olmasını engellediğini belirtmiş, bu nedenle de adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Adil yargılanma hakkı konusundaki diğer şikayetlerin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Başvurucular maddi tazminat talep etmişlerdir. Mahkeme ihlalin avukat yardımından faydalanamama nedenine dayanması sebebiyle tazminat taleplerinin ihlalin doğrudan sonucu olmadığından bahisle tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir.

Mahkeme ayrıca kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir.

Mahkeme yeniden yargılama yapılacağı için müebbet cezası ile ilgili 17. Maddede düzenlenen insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza verilmesi yasağı kapsamında ayrıca incelenmesine yer olmadığına karar vermiştir.

Karşı Oy:

Kararda bulunan karşı oyda, müebbet hapis cezalarının sabit ve gözden geçirilmez bir şekilde infaz edilmesi nedeniyle 17. Maddede düzenlenen insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir ceza verilmesi yasağının ihlal edildiğine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: 3, Temmuz, 2015, tarihinde, Resmi, Gazetede, yayımlanan, bireysel, başvuru, kara
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı