Haber Detayı
14 Ağustos 2015 - Cuma 17:25 Bu haber 1031 kez okundu
 
14.08.2015 TARİHLİ RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANAN AYM KARARLARI
14 Ağustos 2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan bireysel başvuru kararlarının özetleri...
AYM Kararları Haberi


MEHMET AYATA BAŞVURUSU

Başvuru No: 2013/2920

Başvuru Tarihi: 04.04.2013

Kararı Veren: Birinci Bölüm

Karar Tarihi: 07.07.2015

Başvurunun Konusu:

Başvurucu kamuoyunda “KCK Soruşturması” olarak bilinen soruşturma kapsamında Silivri 2 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunmakta olup 07.11.2012 tarihinde Ceza İnfaz Kurumu idaresine dilekçe vererek süresiz açlık grevine başladığını bildirmiştir.

14 gün devam ettiği açlık grevi nedeniyle başvurucu hakkında disiplin soruşturması başlatılmış ve başvurucu yazılı veya sözlü savunma yapmamıştır.

Başvurucu aldığı disiplin cezasına karşı infaz hakimliğine itiraz etmiş, duruşmaya avukatı yanında olmadan katılmış ve Kürtçe ifade vermek istemiştir. İnfaz Hakimliği başvurucunun itiraz dilekçesinde Türkçe yazılı beyanlarda bulunduğunu hatırlatmış tekrar diyecekleri sorulmuştur. Başvurucu bu soruya Kürt olduğu için Türkçe beyanda bulunmayacağı şeklinde Türkçe beyanda bulunmuştur.

Bunun üzerine başvurucunun itirazı reddedilmiştir.

Başvurucu ifade özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

İnceleme ve Karar:

Mahkeme başvuruyu ifade özgürlüğü ve adil yargılanma hakkı yönlerinden incelemiştir.

Mahkeme ifade özgürlüğünün ihlal edilip edilmediği yönünden sırasıyla müdahalenin mevcudiyeti, kanuniliği, meşru amaç içermesi ve demokratik toplum düzeninde gereklilik-ölçülülük incelemesi yapmıştır.

Disiplin cezasının müdahale oluşturduğunu, 5275 sayılı kanunun 40 maddesine dayanan müdahalenin kanuni olduğunu, cezaevi düzeni ve güvenliğini amaçlaması nedeniyle meşru bir amaç taşıdığını belirlemiş ve demokratik toplum düzeninde gereklilik-ölçülülük incelemesi gerçekleştirmiştir.

Mahkeme ceza infaz kurumunda düzenin ve güvenliin sağlanması amacıyla demokratik toplum düzeni bakımından alınması gereken tedbirler kapsamında kaldığı değerlendirmesini yapmış ve ifade özgürlüğü ile ceza infaz kurumunda düzenin sağlanmasındaki kamu yararı arasında makul bir denge kurulduğunu belirtmiştir.

Bunun yanında Mahkemeye göre 1 ay süre ile kurumun kültürel ve spor etkinliklerine katılmaktan yoksun bırakılmasını öngören disiplin cezası ölçüsüz bir müdahale de sayılamaz.

Mahkeme bu gerekçeler ile başvurunun ifade özgürlüğü yönünden açıkça dayanaktan yoksun olması sebebiyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Mahkeme adil yargılanma hakkı yönünden yaptığı incelemede ise 5271 sayılı yasanın 202. Maddesine 24.01.2013 tarihinde yapılan ekleme ile İHAM içtihatlarının da ilerisine geçilerek yargılamada tercümandan faydalana hakkının genişletildiğini, buna göre kişilere kendilerini daha iyi ifade edebileceklerini beyan ettikleri başka bir dilde savunma yapabilme imkanının getirildiğini belirtmiştir.

Mahkeme başvurucunun Kürtçe savunma yapmayı, yukarıda değinilen yasal değişikliğin yürürlüğe girdiği 31.01.2013 tarihinden 6 gün önce 25.01.2013 tarihinde talep ettiğini belirtmiştir.

Mahkeme’ye göre başvurucunun bu talebinin o tarihte reddedilmesinin Anayasa’ya ve o tarihteki mevzuat hükümlerine uygun olduğuna, savunma hakkının kısıtlanmadığına, başvurunun bu gerekçeyle açıkça dayanaktan yoksun olması sebebiyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

 


 

MAHMUT SANCAR BAŞVURUSU

Başvuru No: 2013/3583

Başvuru Tarihi: 22.05.2013

Kararı Veren: Birinci Bölüm

Karar Tarihi: 07.07.2015

Başvurunun Konusu:

Başvurucu 12.10.2011 tarihinde soğuk algınlığı şikayetiyle İzmir’de bir özel hastaneye gitmiş, kendisine ağrı kesici iğne yapılmıştır.

Başvurucunun iğne uygulamasından sonra bacağında ağrı, yanma ve uyuşma meydana gelmiştir. Ardından başvurucu aynı hastaneye bu şikayetle gitmiş, kendisine yazılan bir reçete verilmiştir. Başvurucu aynı gün Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine başvurmuştur.

Hastanede yapılan tetkikler sonucunda başvurucunun bacağında uygulanan iğne enjeksiyonundan ötürü basit tıbbi müdahale ile giderilemez bir siyatik sinir zehirlenmesi meydana geldiği, bunun başvurucunun yaşamını etkileyecek bir rahatsızlık olmadığı tespit edilmiştir.

Başvurucu hastane iğne uygulaması yapılan hastanenin görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştur.

Başlatılan soruşturma, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan takipsizlik kararı verilmiş, karar kesinleşmiştir.

Başvurucu yaşam hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Mahkeme başvuruyu kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkı yönünden incelemiştir.

Mahkeme 17. madde kapsamında devletin negatif ve pozitif yükümlülüklerine değindikten sonra usul yükümlülüğünü açıklamış ve tıbbi ihmallere ilişkin şikayetler konusunda temel başvuru yolunun hukuki sorumluluğu tespit adına hukuk veya idari tazminat davası yolu olduğunu belirtmiştir.

Bu doğrultuda Mahkeme’ye göre ceza soruşturmasından sonuç alamayan başvurucunun hukuk mahkemeleri nezdinde açabileceği tazminat danası yoluna başvurmamış olması nedeniyle başvurunun başvuru yollarının tüketilmemiş olmasından dolayı kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

 


 

ZLATA SCHASTLYA BAŞVURUSU

Başvuru No: 2013/7564

Başvuru Tarihi: 04.10.2013

Kararı Veren: Birinci Bölüm

Karar Tarihi: 07.07.2015

Başvurunun Konusu:

Ukrayna uyruklu başvurucu ikamet tezkeresinde belirtilen çalışma amacının dışında çalışmasından bahisle sınır dışı edilmesine dair tesis edilen idari işlemin iptali istemiyle açtığı idari davada verilen iptal kararı doğrultusunda iptal edilen idari işlem nedeniyle uğradığı zararın giderilmesi için tazminat davası açmıştır.

İstanbul 5. İdare Mahkemesi, iptal edilen idari işlemdeki iptal nedeninin ağır ve önemli bir hukuki yanlışlıktan kaynaklanmadığını, idarenin hizmet kusurunun bulunmadığını belirterek davayı reddetmiştir.

Başvurucu temyiz ve karar düzeltme yollarını tüketmiş, dava aleyhine sonuçlanmıştır.

Başvurucu zararının tazmin edilmemesinden bahisle mülkiyet hakkının, tam yargı davasının reddedilmesinden dolayı ise adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Mahkeme başvuruyu adil yargılanma hakkı kapsamında incelemiştir.

Mahkeme, başvurucunun iddialarının, derece mahkemelerinin delillerin değerlendirilmesinde, hukuk kurallarının yorumlanmasında hata yapıldığı ve yargılamanın sonucu itibariyle adil olmadığı yönünde olduğunu belirtmiştir.

Mahkeme’ye göre derece mahkemesinin kararında bariz takdir hatası veya açık keyfilik oluşturan herhangi bir durum söz konusu değildir.

Mahkeme bu gerekçeyle başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

 


 

 

İLHAN CİHANER BAŞVURUSU (4)

Başvuru No: 2014/565

Başvuru Tarihi: 14.01.2014

Kararı Veren: Birinci Bölüm

Karar Tarihi: 07.07.2015

Başvurunun Konusu:

Başvurucu, ulusal düzeyde yayın yapan Yeni Şafak gazetesinin 20.07.2009 tarihli nüshasında hakkında yayımlanan “İşte Andıcın İşaret Fişeği” başlıklı haber nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Gazetenin birinci sayfasında yayımlanan haberde başlığın altında “İrticayla Mücadele Eylem Planı başlıklı andıcın ilk uygulamasının 23 Şubat’ta Erzincan’da gerçekleştirildiği, operasyonun HSYK tarafından korsan kararname ile terfi ettirilmek istenen Savcı İlhan Cihaner’in izniyle yapıldığı…” yönünde iddialara yer verilmiştir.

Başvurucu haber hakkında asliye hukuk mahkemesinde manevi tazminat davası açmış, dava reddedilmiştir. Mahkeme gerekçede “haberdeki iddialarla ilgili olarak başvurucu hakkında Adalet Müfettişleri tarafından inceleme ve soruşturma yapıldığı, yayın içeriğinin kesinleşmiş gerçeklerden ibaret olmadığı, fakat yayınlandığı tarihte güncel olup başvurucunun konumu nedeniyle kamuyu ilgilendiren bir konuya ilişkin yorumlanarak yayımlana bir yazı olduğu, kişilik haklarına saldırı bulunmadığı“ hususlarına yer vermiştir.

Başvurucunun temyiz ve karar düzeltme talepleri reddedilmiştir.

Başvurucu Anayasanın 36. maddesi kapsamında masumiyet karinesinin, mahkemenin bağımsız tarafsız olmaması gerekçesiyle adil yargılanma hakkının, ve Anayasanın 17. maddesi kapsamında kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Mahkeme başvuruyu Anayasa’nın 17. maddesinde yer alan şeref ve itibarın korunması hakkı ile derece mahkemelerinin bağımsız ve tarafsız olmamaları nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali kapsamında incelemiştir.

Mahkeme derece mahkemelerinin bağımsız ve tarafsız olmadıkları iddiası yönünden yaptığı incelemede, HSYK seçimleri ve HSYK’nın işlemleri ile derece mahkemelerinin bağımsız ve tarafsız olmadığı iddiası arasında bir ilişki kurulamadığını, yargılamanın bağımsız ve tarafsız olmadığına ilişkin bir hususun saptanamadığını belirtmiş, açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir.

Kişinin maddi ve manevi  bütünlüğünün korunması hakkı yönünden ise, Mahkeme ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasında bir denge kurulması gerektiğini belirtmiştir.

Mahkemenin bu hususta belirlediği kriterler;

  • Genel yarara ilişkin bir tartışmaya katkı sağlanıp sağlanmadığı,
  • Hedef alınan kişinin konumu,
  • Haber, köşe yazısı veya makalenin konusu, ilgili kişinin önceki davranışları,
  • Yayının içeriği, şekli ve sonuçları ile yayımlanma şartları

Mahkeme bu tespitleri yaptıktan sonra başvurucu hakkındaki söz ve iddiaların bir ölçüde genel yarar nitelikli bir tartışmaya katkı sunduğunu kabul etmiştir. Ayrıca Mahkeme’ye göre başvurucunun kamuoyunda az bilinen bir kişi olduğu da söylenemez. İlgili haber başvurucunun şahsına hakaret içermemekte ve ona karşı şiddeti teşvik etmemektedir. Haberde abartıya da kaçılmadığını belirten Mahkeme yargı mercilerinin takdir paylarını da dikkate alarak bir ihlalin olmadığının açık olduğunu belirtmiş, açıkça dayanaktan yoksunluk nedeniyle kabul edilemezlik kararı vermiştir.

 


 

MUHİTTİN TULGAR BAŞVURUSU

Başvuru No: 2014/3456

Başvuru Tarihi: 13.03.2014

Kararı Veren: Birinci Bölüm

Karar Tarihi: 07.07.2015

Başvurunun Konusu:

Başvurucu suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve yönetmek, tefecilik yapmak, tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yağma suçlarını işlediği şüphesiyle 22.12.2008 tarihinde gözaltına alınarak tutuklanmıştır.

Başvurucu hakkında bu suçlardan kamu davası açılmıştır. 09.11.2012 tarihinde mahkumiyet kararı verilmiş, dosya temyiz aşamasındayken başvurucunun yaptığı “tutukluluk durumunun incelenmesi talebi” de reddedilmiştir.

Mahkûmiyet kararı Yargıtay temyiz incelemesi sonucu bozulmuştur. Yargılama ilk derece mahkemesinde hala devam etmektedir.

Başvurucu kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma ve etkili başvuru haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Mahkeme, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamında inceleme yapmıştır.

Mahkeme başvurucunun mahkumiyet kararına kadar geçen sürede  “bir suç isnadına bağlı olarak”, mahkumiyet kararından sonra ise “mahkumiyet sonrası tutma” kapsamında özgürlüğünden yoksun bırakıldığını belirtmiştir.

Mahkeme’ye göre başvurucunun “bir suç isnadına bağlı olarak” tutukluluğuna ilişkin şikayetini en geç mahkumiyet kararının verildiği 09.11.2012 tarihinden itibaren otuz gün içinde yapması gerekirdi.

Mahkeme’ye göre başvurucunun 07.03.2014 tarihli dilekçesiyle Yargıtay’a yaptığı tahliye talebinin bireysel başvuru süresi üzerinde bir etkisi yoktur.

Mahkeme bu nedenle başvurunun süre aşımı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Adil yargılanma hakkı açısından yaptığı incelemede ise Mahkeme başvurucunun yargılamasının hala devam etmesinden bahisle başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.

Makul sürede yargılanma hakkı yönünden yaptığı incelemede ise Mahkeme, yargılamanın yedi yıldır devam eden yargılama sürecinde makul olmayan bir gecikmenin olduğu gerekçesiyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Başvurucunun tazminat talebi olmamıştır. Mahkeme de bu nedenle tazminata hükmetmiştir. Fakat kararın bir örneğinin ilgili mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

 


 

TANSEL ÇÖLAŞAN BAŞVURUSU

Başvuru No: 2014/6128

Başvuru Tarihi: 06.05.2014, 24.06.2014, 03.09.2014

Kararı Veren: Birinci Bölüm

Karar Tarihi: 07.07.2015

Başvurunun Konusu:

Başvurucu 2010 Anayasa değişikliklerine ilişkin referandumdan 9 gün sonra 19.09.2010 tarihinde düzenlenen bir panelde Atatürkçü Düşünce Derneği (“ADD”) Genel Başkanı sıfatıyla bir konuşma yapmıştır.

Başvurucu daha sonra bir televizyon programında da konuşma yapmıştır.

Bu konuşmalarından ötürü hakkında birçok dava açılmıştır. Davalarda genel olarak başvurucunun referandumda evet oyu kullananların eğitimsiz olduğu yönündeki cümleleri esas alınmıştır.

Bireysel başvuruya konu davalarda yargılamalar kınama kararı ile kesinleşmiştir.

Başvurucu ifade özgürlüğü, adil yargılanma hakkı, kanuni hakim güvencesi ile eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir.

Mahkeme başvuruyu ifade özgürlüğü bağlamında incelemiştir.

Mahkeme ifade özgürlüğüne müdahalenin mevcut olduğunu, kanuni olduğunu ve meşru amaç taşıdığını belirlemiş ve demokratik toplumda gereklilik-ölçülülük incelemesi yapmıştır.

Mahkeme’ye göre başvurucu kamu yararını ilgilendiren bir mesele hakkında analizlerde bulunmuştur. Hükümetlere ve siyasetçilere yapılan eleştirilerdeki sınır diğer kişilere göre daha fazladır. Bu yüzden başvurucunun ifade özgürlüğüne yönelik yapılan müdahale “başkalarının şöhret ve haklarının” korunması için demokratik bir toplumda gerekli bir müdahale değildir.

Mahkeme bu nedenle başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermiştir.

Başvurucu maddi manevi tazminat talep etmiştir.

Mahkeme 5.000 TL manevi, 14.931 TL maddi toplam 19.931 TL tazminat ödenmesine hükmetmiştir.

Karşı Oy:

Kararda Üye Erdal Tercan’ın karşı oyu bulunmaktadır. Karşı oyda özetle, başvurucunun kullandığı ifadelerle referandumda evet oyu verenleri hainlikle itham ettiği, bunun hakaret niteliğinde olduğu, kişilik haklarına açıkça saldırı olduğu gerekçesiyle ifade özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: 14, Ağustos, 2015, tarihinde, Resmi, Gazetede, yayımlanan, bireysel, başvuru, ka
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı