Haber Detayı
16 Temmuz 2015 - Perşembe 12:07 Bu haber 1338 kez okundu
 
16.07.2015 TARİHLİ RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANAN AYM KARARI
15 Temmuz 2015 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan bireysel başvuru kararının özeti...
AYM Kararları Haberi


GABRİEL JAKOP KARARI

Başvuru No: 2013/2392

Başvuru Tarihi: 04.04.2013

Kararı Veren: Birinci Bölüm

Karar Tarihi: 15.04.2015

Başvurunun Konusu:

Başvurucunun Mardin Midyat’ta bulunan konutunda izinsiz şarap üretimi, satışı ve nakliyesinin yapıldığı yönündeki ihbar üzerine Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen karar ile arama yapılmıştır.

Konut araması, saat 23:30 sıralarında yapılmış ve kolluk görevlileri, başvurucu ve aynı zamanda ihtiyar heyeti üyesi olan muhtar hazır bulunmuştur.

Arama sırasında başvurucunun evinin alt katındaki depoda şişelere, bidonlara ve tanklara doldurulmuş binlerce litre şarap ve 9 adet boş şişe ele geçirilmiştir.

Başvurucu hakkında 4733 sayılı Tütün ve Alkol Düzenleme Kurum Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 8. Maddesinde tanımlanan izinsiz içki üretmek üzere imalathane kurmak ve işletmek suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmıştır.

Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesi başvurucu hakkında bir yıl hapis ve 5000 gün adli para cezasına hükmetmiştir. Temyiz başvurusu sonucu Yargıtay 7. Ceza Dairesi mahkumiyet hükmünü onamıştır ve bu şekilde hüküm kesinleşmiştir.

Başvurucu kesinleşen hükümden adli para cezalarına ilişkin ödeme emirlerinin tebliği ile haberdar olmuştur.

Başvurucu arama kararı ve işleminin hukuka aykırı olduğunu, elde edilen delillerin de hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle kanuna aykırı olarak elde edilen bulguların delil olarak kullanılamayacağını öngören anayasanın 38. Maddesinin ihlal edildiğini, ödeyeceği para cezası nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, ödemediği takdirde hapis cezasına çevrilecek olmasından ötürü özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir.

İnceleme ve Karar:

Mahkeme başvurucunun şikâyetlerini adil yargılanma hakkı kapsamında incelemiştir.

Mahkeme incelemesinde ilk olarak Bakanlık görüşüne değinmiştir. Bakanlık görüşünde ise, İHAS ve İHAM uygulamasına göre, İHAM’ın görevinin yargılama sırasında kullanılan hukuka aykırı elde edilmiş kanıtların kabul edilebilir olup olmadığına veya başvurucunun aslında suçlu olup olmadığına karar vermek olmadığı belirtilmiştir. Buna göre Mahkeme’nin görevi kanıtların elde edilme yolu dahil yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığını tespit etmektir ve başvurucuya gerekli usuli güvencelerin sağlanmış olması ve baskı, zorlama ve tuzak gibi yargılamayı lekeleyebilecek nitelikli ve kaynaklı olmaması halinde, kanuna aykırı delillerin kullanılması genellikle adil yargılanma hakkına dair standartlara aykırılık oluşturmayacaktır.

Bakanlık görüşünde somut olayla ilgili olarak, gece arama yapıldığı, arama esnasında 1 komiser yardımcısı, 13 polis memuru, mahalle muhtarı ve başvurucunun bulunduğu, Cumhuriyet savcısının hazır bulunmadığı durumlarda arama yerinde bulunması gereken ve ihtiyar heyetinden ya da komşulardan oluşacak iki kişinin bulunmadığı, yalnızca muhtarın bulunduğu vurgulanmıştır.

Mahkeme, İHAM’ın bariz bir şekilde keyfi olmadıkça belirli bir kanıt türünün kabul edilebilir olup olmadığına karar vermenin kendi görevi olmadığını kararlarında belirttiğini ifade etmiştir. Bu doğrultuda İHAM’a göre, iç hukukta yeterli temeli bulunmadan veya hukuka aykırı vasıtalarla elde edilen materyallerin yargılamada kanıt olarak kullanılması, başvurucuya gerekli usuli güvencelerin sağlanmış olması ve materyalin baskı, zorlama ve tuzak gibi yargılamayı lekeleyebilecek nitelikli ve kaynaklı olmaması koşuluyla adil yargılanma hakkına aykırılık oluşturmaz. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi de görevinin başvuru konusu yargılamanın bir bütün olarak adil olup olmadığının değerlendirilmesi olduğunu belirtmiştir.

Mahkeme 5271 sayılı kanunun 119. Maddesinin gerekçesine de bakmıştır. Buna göre 119. Maddede Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılabilmesi için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin bulundurulması gerektiği hükme bağlanmıştır. Gerekçede ise geceleyin konut, işyeri ya da diğer kapalı yerlerde gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılan aramalarda ihtiyar heyeti veya komşulardan iki kişi bulunması zorunluluğunun olmadığı belirtilmiştir. Mahkeme’ye göre gerekçenin bu şekilde olması, Kanunda karşılığı olmayan bir durumdur ve uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır.

Mahkemeye göre başvuruya konu aramanın kanuna aykırı olduğu açıktır. Ancak Mahkemeye göre bu kanuna aykırılığın elde edilen delillerin sıhhatine etki edip etmediği, delillerin gerçekliğinin şüpheye düşüp düşmediği ve nihayetinde yargılamanın adilliğinin bu suretle zedelenip zedelenmediği incelenmelidir.

Mahkeme, başvurucunun savunmasında ele geçirilen şarapların kendisine ait olduğunu, zilyedi olduğunu inkar etmediğini, bu doğrultuda ilgili kanuna aykırılığın arama işleminin sıhhati ve suç eşyasının gerçekliğine etkisi bulunmadığını belirtmiştir.

Mahkemeye göre, arama kanuna aykırı olsa da, arama işleminin icra ediliş yöntemi delillerin sıhhatini şüpheli hale getirmemiştir. Delillerin güvenilirliğini şüpheye düşüren somut bir durum ya da risk de tespit edilememiştir. Başvurucunun da bu kapsamda herhangi bir somut iddiası yoktur.

Mahkeme bu nedenlerle yargılamanın adilliğinin zedelenmediğine, başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.

Karşı Oy:

Kararda üye Nuri Necipoğlu’nun karşı görüşü bulunmaktadır. Karşı oyda özetle şu  hususlara değinilmiştir:

  • İHAS’ın yaşayan bir belge olması nedeniyle İHAM adil yargılanma hakkının kapsamını delillerin değerlendirilmesi ile ilgili genişletmiştir.
  • Bu doğrultuda anayasanın 38. maddesindeki kanuna aykırı delillerle ilgili hükmün Sözleşmede karşılığının olmadığı söylenemez.
  • Anayasa ve Kanun hükümlerine göre bir delilin mahkemece ulaşılan vicdani kanaat bakımından etkili olabilmesi için, hukuka aykırı elde edilmemiş olması gerekir.
  • Konut araması, niteliği gereği ağır bir koruma tedbiridir, özel hayata saygı hakkına ağır bir müdahaledir ve kapsam ve sınırlarının katı usul kurallarına bağlanması hak ve özgürlüklere müdahalenin kanuni olması bakımından zorunludur.
  • Kişilerin özel hayata saygı haklarına yönelen koruma tedbirlerinin kanuni şekilde icra edilip edilmediğinin yargılamalarda dikkate alınması şarttır.

Bu çerçevede karşı oyda, arama işlemi kanuna açıkça aykırı olduğundan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerektiği görüşü belirtilmiştir.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: 15, Temmuz, 2015, tarihinde, Resmi, Gazetede, yayımlanan, bireysel, başvuru, kar
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı