Haber Detayı
24 Mayıs 2015 - Pazar 16:10 Bu haber 1194 kez okundu
 
RENAULT FABRİKASINDA NE OLDUĞUNU SORMUŞTUK
İşçilerinin 10 gün önce üretimi durdurarak eylem başlattıkları Oyak Renault'ta neler olduğunu İkarus Dergi'nin 2. sayısında DİSK Genel Sekreteri ve Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ile konuşmuştuk.
İkarus Haber Haberi


İkarus Dergi'nin 2. sayısının 25, 26 ve 27. sayfalarında yayımlanan "DİSK GENEL SEKRETERİ VE BİRLEŞİK METAL-İŞ GENEL BAŞKANI ADNAN SERDAROĞLU' NA SORDUK:  RENAULT FABRİKASINDA NE OLUYOR?" başlıklı röportajı tekrar yayımlıyoruz:

"Toplu iş görüşmeleri başlarken bu yıl özellikle metal işkolunda önemli gelişmeler yaşanıyor. Buna verilecek en somut örnek Bursa' da bulunan Oyak-Renault fabrikası. Kasım ayında toplu sözleşme teklifini açıklayan ve fabrikada çoğunluğu elinde bulunduran Türk Metal Sendikası, işçilerden gelen sert tepkilerle karşılaştı. İşçiler teklifin şartlarının kabul edilemez olduğunu belirterek iş bırakma eylemi yaptılar. Bu eylemler bir süre devam etti ve işçiler sendikalarını değiştirme isteklerini dile getirdiler. Sektörde hakim iki sendika var, Türk Metal Sendikası ve bu sendikanın sarı sendika olduğunu öne süren Birleşik Metal-İş Sendikası. Biz de Renault fabrikasındaki eylemlerden yeni sendika yasasına, Türkiye' de işçi hareketlerinin tarihine kadar birçok konuda Birleşik Metal-İş Genel Başkanı ve DİSK Genel Sekreteri Adnan Serdaroğlu' na sorularımızı yönelttik. Bu keyifli mülakatı uzunluğundan ötürü dizi halinde sizlere sunacağız. Bu sayıda Renault fabrikasında ve metal işkolunda hangi gelişmelerin yaşandığını aktaracağız.

"GEÇMİŞTE YAŞANANLARIN BİR PATLAMASI"

- Renault fabrikasında ne oluyor?
Renault fabrikasında yaşanan durum aslında geçmişten beri yaşananların bir patlaması. Renault işçisinin bu günkü huzursuzluğunu biraz geçmişteki o birikimlere bağlı olarak değerlendirmek lazım, damla kendisini tamamlamadan damlamaz. Orda bir tamamlanma süreci yaşanıyor.

"İŞÇİLER 12 EYLÜL' DEN SONRA SARI SENDİKALARA ZORLA ÜYE YAPILDI"

 Renault olsun, Bosch olsun bunlar geçmişte Maden-İş üyesi DİSK' e bağlı işyerleriydi. 12 Eylül oldu, DİSK kapatıldı, Maden-İş kapatıldı, bu iş yerlerindeki kadroların tamamı işten çıkarıldı, hapishanelere atıldı işkenceler yapıldı, ölüm cezalarıyla yargılandı. 13 yıl kapalı kaldı DİSK. Bu süre içerisinde bütün üyelerin sarı sendikalara ya işverenlerin işten çıkarma tehdidiyle ya da asker dipçiğiyle üye olmaları sağlandı.

VEHBİ KOÇ KENAN EVREN' DEN ASKERİ YAZIŞMAYLA NE TALEP ETTİ?

 O günkü Koç' un yazışmaları bizde var. "Bunları tekrar güçlendirecek yasalar yapmayın. Sendikalardaki kadroları biz temizleyeceğiz, ona müdahale etmeyin, bunları şu sendikalara yönlendireceğiz, burda bize yardımcı olun. Vehbi Koç o günlerde tamamen askeri bir yazışma içerisinde Kenan Evren' e sürekli mektup göndererek ne yapacağını ve kendilerine nasıl davranılması gerektiğini söylemiş. Renault, Bosch, başka fabrikalar, Arçelikler, bunların hepsi sarı sendikanın yani Türk Metal Sendikası' nın esareti altına sokulmuş. Türk-İş ve onun içindeki sarı sendikalara -en güçlüsü Türk Metal' dir- sokulmuş. Tamamen  işveren hegomonyası altında faaliyet gösteren, onların güçlendirdiği sendikalara zorla üye yapıldı.

 

MESS' E TALİMAT: FABRİKALARA DİSK' İ SOKMAYIN!

 Haberi olmadan bir gecede yasa değiştiriyorlar. "Ek-8" diye bir noter düzenlemesi yapıyorlar ve işçileri noter şartı gerekmeden Türk Metal sendikası üyesi gösteriyorlar. Ve ondan sonra bu insanlar o esaret altında yıllarca eziyet çekiyor. Sendikal demokratik işleyiş yok, seçimler yapılmıyor, sözleşmeler işçilerin bilgisi dışında yapılıyor. İnsanların ücretleri iyice aşağı çekilmiş fabrikalardaki kar oranları yükselmiş, çalışma biçimleri esnekleştirilmiş. Buna karşı refleks gösterildiği zaman işçiler atılıyor. Kendi temsilcisini, yöneticisini seçemiyor. Bunlar birikiyor birikiyor ve 1998 de patlıyor. Söz verdikleri halde düşük bir sözleşme yaptılar. 30000 Türk Metal üyesi işçi istifa etti. O zaman Koç MESS' e -şu an da zaten Koç' un kontrolünde bir işveren sendikası- talimat veriyor. "bütün fabrikaları kapatın. Hiç birine DİSK' i sokmayın. Birleşik metal iş e gidenleri fabrikaya almayın tazminatsız atın." talimatı veriyor. Yüz binlerce insan işten atıldı. Tekrar istifa ederek dönenler çalıştırıldı, diğerleri çalıştırılmadı. O süreç öyle atlatıldı.

 Bir de tabi yasal prosedür bizim grev yapmamızı engelliyor. Yani bir sendika toplu sözleşme için bakanlıktan yetki alındıktan sonra, ki dünyanın hiçbir yerinde bakanlık yetkisi diye bir yetki yok. Ben yetkiyi işçiden alırım. İşçi gelir bana üye olur, ben giderim işverenle otururum, benimle anlaşıyorsa anlaşırım anlaşmıyorsa grev yaparız. Sadece bizim ülkemizde bakanlığa müracaat ediyorsunuz, bakanlık size isterse yetki veriyor. Böyle bir düzende 2 sene boyunca Türk Metal yetkili olacağı için arkadaşlarımızın orda işverenin baskısıyla iki sene tutma şansımız olmadığı için de çoğu tekrar oraya üye olmak zorunda kaldı. Bu dönemki yine o geçmiş dönemde yapılan yanlışların dışa vurumu ve bir patlama noktasıydı. Renault işçisi bugünkü o sarı sendikanın işverenle hazırlamış olduğu taslağını beğenmedi tepki gösterdi bu taslağın yükseltilmesi için. Biz size güvenmiyoruz noteri getirin istifa edeceğiz diye işverene baskı yapmaya çalıştı. Tabi provokatif birtakım davranışlar da oldu Türk Metal' in yöneticileri tarafından, işyerinde işçilerin dışarıda sendikaya karşı yürüyüşlerini, şubelere baskı yapmalarını falan önlemek için içerde çete bozuntusu birtakım insanlarla işçilerin üzerine gittiler, tehdit ettiler, küfürleşmeler falan oldu. İşçi de buna tepki gösterince bütün kısımlar anında işi bırakıyor, bunları dışarı atıyorlar, dövüyorlar. Yanlış da bir hareket yapıldı orada aslında. Yani hukuki olarak da bir boşluk yaratılabilecek bir durum yaşandı. Keşke dışarıda Türk Metal' e karşı yapabilselerdi işverenin böyle bir çıkışı da söz konusu olmayacaktı. İşi durduruyorlar iki vardiya çalışmıyor üçüncü vardiya işveren getirmiyor. Sonra hepsini dışarı gönderiyor 8 saat içerde eylem yapılıyor, arkasından da işveren Türk Metal' in önerileri ve tespit ettiği isimler doğrultusunda işçi çıkartıyor yani şu anda 30 kişi işten çıkarıldı.

-Sendikalı olduğu için mi?
-Sendikalı olduğu için değil Türk Metal'e tepki gösterdiği ve işverene yönelik eylem yaptığı için. Bu işçiler de işbirliği içerisinde, mesela Eskişehir'deki Arçelik işçileri de yürüyor. Adapazarı Otokar işçileri yürüyor, Ford işçileri yürüyor, diğer fabrikalarda da durum böyle olunca bunların önünü kesmek için geçmişteki o sindirme taktiğini bugün Renault' da hayata geçirmiş durumda; ama renault işçisi artık o sendikada kalmaz, mutlaka sürecin sonucunda istifa edecek ve bize gelecektir diye düşünüyorum.

"DESTEĞE GİDENE SALDIRIYORLAR"

-Bosch işçileri de destek vermiş.
-Bosch işçileri işte gece vardiyasında işten çıkan 40-50 civarında arkadaşlarımız, Renault fabrikasıyla yakınlar onlar da sanayi bölgesinde. Oraya desteğe giderken polis karakolunun yanında falan 300 kişilik demir çubuklar ve sopalarla bursa da Türk Metal'in parayla tuttuğu çetevari insanlarla bir saldırı gerçekleşiyor ve arkadaşlarımızın birinin kafatasında derin çatlaklar var, kolları kırık olanlar var, yaralananlar var. Yani onlara desteğe gidenlere dahi saldırıyorlar.

"BOSCH' TA SAHTE ÜYELİKLE TÜRK METAL' E YETKİ BELGESİ VERİLDİ"

 Bosch işçisi biliyorsunuz 6 ay önce Türk Metal'i terk etti ve prosedüre uygun bir şekilde istifa edip geldiler bize (birleşik metal iş) üye oldular; ama tabi bakanlık, Türkiye'deki işverenler, Otomotivciler Derneği, uluslararası işveren örgütleri, hükümet, çalışma bakanlığı elbirliğiyle orada Türk Metal'i tutmak için bir güç oluşturdular işçilere karşı. Bir kısmını istifa ettirdiler, bir kısmını noteri satın aldılar - ki notere dava açtık- usulsüz üyelikler geçirdiler, bizim yetki belgemizi düşürmek için. Çalışma Bakanlığı da bizim yetkili olmadığımıza dair bir karar verdi. Biz onun mahkeme tarafından sonuçlanması gerektiğini söylememize rağmen Türk Metal Sendikası'nın eline bir kağıt tutuşturdular Türk Metal yetkilidir diye; ama tabi işçileri bölemediler, morallerini bozamadılar ve istifa ettiremediler. Şimdi biz orda mahkeme ile Bosch ta yetkiyi alacağız; ama 1 - 2 sene sürecek.

-Neye dayanarak yetkisizlik kararı verdi peki bakanlık?
-Dediğimi gibi noterden sahte üyelikler geçirmişler. Çok sayıda sahte üyelik var. Biz bunları tespit ettik, bursa mahkemelerinde dava açtık. Noterler birliği o noteri usulsüz işlem yapmaktan dolayı disiplin kuruluna verdi. Biz de aynı zamanda Çalışma Bakanlığı'nı usulsüz işlem yapmaktan dolayı dava edeceğiz. Bu gönderilen yetki tespitine itiraz edeceğiz, dava açacağız. Bu davalar yani oradaki usulsüzlük davaları sonuçlanmadan bakanlığın yetki vermesi mümkün değil; çünkü o davalar yetkiyi belirleyecek. Şimdi ben 3000 tane üye yapmışım. Beni 200 üye eksik göstererek bana yetkiyi vermiyorsun, benden 5 ay sonra stajyerleri, kapsam dışıları üye yaparak kendini çoğunluk gibi gösteren ama çoğunluğu yine olmayan sendikaya bu sendikanın benden 5 ay sonraki talebine cevap veriyorsun. Benim davam sonuçlanmadan bir başkasına tespit gönderemezsin. Yani usulsüz üyelikleri geçerli kılmış onun için vermiş; ama onların hepsi mahkemede ortaya çıkar. Ceza davası da açtık şu anda işveren vekillerine sendikalaşmayı engellediklerinden dolayı ve 6 ay ile 3 yıl arası onlara da ceza çıkabilir. 

"TÜRKİYE' DE BASIN SERMAYENİN SÖZCÜSÜ"

-Tabi siz bu olanları her yerde söylüyorsunuzdur; ama açıkçası biz bilgi sahibi olamıyoruz,
-Bizim sitemizi takip ederek bilgi alabilirsiniz.

-Evet ama yani mesela biz özel olarak araştırıp sizin sitenizden vs öğreniyoruz. Basın organlarında hiç yok.
-Basın satın alınmış. Sermayenin sözcüsü olmuş. Şimdi üç beş tane gazete var. Sol, Birgün, Evrensel, kısmen Cumhuriyet'te, sol tandanslı gibi görünen gazetelerde yazıyor. Onların da okunabilirlik sayısı belli.

-Hatta mesela bahsettiğiniz büyük medya yansıtsa bile farklı başlıklarla veriyorlar.
-Sendikalar arası rekabet diyorlar, sendika kavgası diyorlar, çıkar kavgası yaptılar, kan aktı gibi gayet itici başlıklarla veriyorlar. Bizim o başlıklarla hiçbir ilgimiz yok, Renault işçisi sadece sarı sendikaya tepki göstermek için gösteri yapmış. Bizim hiçbir ilgimiz yok.

-Bu son birkaç günde olan olaylar bizce bir on on beş yıl sonra o günün insanlarına anlatılması gereken olaylar gibi gözüküyor. Birincisi Bosch işçilerinin desteği, dayanışmaları, ikincisi bir sendikanın demir sopalarla diğer sendika üyelerini dövdürmesi, ayrıca gazetecilere bile saldırılmış. Bunlar geçiştirilecek olaylar değil.
-Bunlar tabi geçiştirilmiyor bizim açımızdan biz her yerde deşifre ediyoruz onları. Davalar açılıyor. Ancak işte dediğim gibi arkalarında çok güçlü bir muktedirler grubu var, sermaye var, hükümet var, uluslararası birtakım güçler var. Biz bunları geçmişte de çok fazla yaşadığımız için bu tür şeyler aslında normal ve olabilecek şeyler olarak görüyoruz. Çünkü arkasındaki yapı çok farklı."

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: İşçilerinin, 10, gün, önce, üretimi, durdurarak, eylem, başlattıkları, Oyak, Ren
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı