Yazı Detayı
12 Aralık 2015 - Cumartesi 13:18 Bu yazı 1503 kez okundu
 
Şehirler ve Ölümler
Baran Budak
 
 
Sınavlarım bittikten sonra memleketime, Diyarbakır'a doğru yola koyuldum. Daha il sınırları içine girerken galiba gergin bir ortam oluşunu tahmin ettiğimdendir, ben de gergin bir ruh haliyle şehre girdim. Şehir yorgundu, hem yorgun hem de aciz. 

Ilk işim akrabalarımı ziyaret etmek oldu. Akrabalarımla özlem giderip şehrin hali üzerine iki çift sohbet ettik. Beslediğim duyguları onlar da besliyordu. Şehrin belli yerlerinde uygulanan sokağa çıkma yasağı, bu duygulara sahip olmamız için yeterli ve geçerli bir sebepti.

Tatilime bölge esnafını ziyaret ederek devam ettim. Akşam saat 6'dan sonra hiçbir şekilde alışveriş için kimsenin dükkanlarına gelmediklerini söylüyorlardı. Bu ortamdan hoşnut olmayan esnaflar, eski ortamın geri gelmesi temennileriyle beni yolculadılar.

Bir şehir düşünün yıllarca devletlere, beyliklere, Mezopotamya'ya, medeniyetlere ev sahipliği yapmış olsun. İçinde her medeniyetten, her yüzyıldan eserler barındıran bir şehir. Akşamları insanların dışarıda rahatça gezebileceği, gezmek ile doymayacağı, oturup hevselde çay içeceği, surlarda gezeceği bir şehir .Her sene ciddi sayıdaki fazla turistin ziyaret ettiği bir şehir..

Cuma günü bir telefon geldi, okulda düzenleyeceğimiz konferans için katılımcı aramaktaydık. Diyarbakır'da bulunduğum için Diyarbakır Baro Başkanlığı görevinde bulunan Tahir Elçi aklıma geldi ve görüşme randevusu almak için telefonla baroyu aradım. Geç bir saat olduğu için ilerideki bir günde randevu alabildim. Ama nereden bilebilirdim bu olayın gerçekleşeceğini..

Sabah, olayın görüntülerindeki silah sesleriyle uyandım. Tüm televizyonlar bu olayın görüntülerini göstermekteydiler. Doğruca oturduğum yerden fırladım ve görüntüleri izlemeye başladım. Daha ebeveynlerime neler oluyor diyemeden neler olduğunu anladım. Maalesef ki oturup konuşacağım, konferansa davet edeceğim isim öldürülmüştü. Hafızamdaki bütün kelimeler boğazıma dizildi, ne diyeceğimi bilemedim. Şaşkınlık ve üzüntü içindeydim, içim içimi yiyordu, haykırmak istiyordum. Nefesim çıkmadı sadece ağzımdan çıkan tek cümle ''BU OLAMAZ'' oldu.

Hemen hukukçu arkadaşlarıma haber verdim, kötü haber tez yayılır misali. Ve evden dışarı çıktım, resmen kahroluyordum. Her insan doğar, büyür, yaşar ve ölür lakin bu tür ölüm bir insana nasıl reva görülebilirdi hem de adaleti sağlamaya çalışan bir hukukçuya. Aklım almıyordu, bir tepki göstermeliydim ama ne tür bir tepki göstereceğimi bilmiyordum. Nefesimi içime çektim ve etrafa baktım. Şehir hüzünlenmişti, duvarlar ağlıyordu, şehrin duvarları benim gibi kahroluyordu.

Birkaç hukuk fakültesi mezunu tanıdığımı aradım hepsi aynı teselliyi ve tavsiyeyi verdi.
''Sakin duracağız, elimizden ne geliyor ona bakacağız. Bu vahşet tablosunda zihinlerimiz ile var olacağız, deneyimlerimizle var olacağız. Insanların bizi dinlemelerini sağlayıp onları sarsacağız'' dediler.

İnsanların olaylara benim gözümden bakmalarını sağlamaya çalışmam gerekiyordu. Bunu yazılarla yapacaktım ve kalemi aldım elime yazdım. Lakin kendi düşüncesinden başka düşünceye saygısı olmayan çok insanla karşılaştım. Hatta daha acısı bu ölüme sevineni bile gördüm. Bu ölüme üzülmek zorunda değildi ama insanın ölümüne sevinmek hele de sevinebilecek kişi bir hukukçuysa bu kabul edilebilir bir durum değildi.

Olayın yankıları 2-3 gün daha sürdü sonra yine başka bir gündem maddesi ile birlikte unutulup gitti. Biz hukukçulara bu olayı aydınlatmaktan, aydınlatılmasında çaba harcamaktan başka hiçbir şey düşmüyor. Kutuplaşmadan, farklı görüşlere saygı duyarak, kimseden nefret etmeden hareket etmemiz gerekiyor. Hukuk nosyonuna sahipsek bu nosyona sahip olduğumuzu iddia ediyorsak böyle davranma mecburiyetindeyiz.

Ülkenin bir yeri tahmin edemeyeceğimiz kadar kötü durum içindeyken susmamamız, bu durumu kabullenmememiz gerekiyor. Doğru bilginin peşinden koşmamız, empati yaparak bu durumdaki insanları anlamamız gerekiyor. Tepkimizi yazılarımızla gösterip bu olaylara artık yeter dememiz gerekiyor.

Doping almak için gittiğim memleketimden buruk dönüyorum. Bu olayların başka bir yerde başka bir zamanda yaşanmamasını istiyorum ve huzurlu, güzel, yaşanabilir bir hayat temenni ediyorum. 
 
Etiketler: Şehirler, Ölümler
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
3
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
4
Trabzonspor
28
32
4
4
8
16
5
Göztepe
27
28
4
3
8
15
6
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
7
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
8
Bursaspor
24
27
6
3
7
16
9
Sivasspor
23
21
7
2
7
16
10
Kasımpaşa
19
24
7
4
5
16
11
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
12
Alanyaspor
18
27
8
3
5
16
13
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
14
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
15
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
16
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
17
Gençlerbirliği
13
19
9
4
3
16
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı