Yazı Detayı
26 Aralık 2014 - Cuma 12:16 Bu yazı 965 kez okundu
 
#MehmetEminYalnizDegildir
Fatoş Gürbostan
fatosgurbostan@gmail.com
 
 
Şimdilerde yazmaya başlamak,malzeme bolluğu açısından, en kolay işlerdenmiş. Yazılması, anlatılması gereken çok şey var nitekim her yeni sabaha 'bu kadarı da olmaz' dedirten olaylarla uyanır olduk. Şaşırmak bir yana, 14 ünde öldürülemeyenlerin 16 sinda tutuklandigi 17'sinde yaşı büyütülüp idam edilen çocukların ülkesi haline geldik. 
 
Geçtiğimiz günlerde Konya'da Kubilay Anması'nda Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle henüz 16 yaşında bir çocuk olan Mehmet Emin,sabah saatlerinde öğrenim gördüğü liseden alınarak tutuklandı.  Izmir'de ise Gezi parkı direnişine destek olmak için Gündoğan Meydanı'na çadır açan 5 liseliye 3 ay 10 ar gün hapis cezası verildi. Bu tutuklamalar birkez daha çocuklardan ve gençlerden ne kadar korkuldugunu gözler önüne sererken,oluşan ve oluşabilecek tüm başkaldırı,hak arama mücadelesi gibi 'sorunlar' iktidar,polis ve akabinde mahkemelerce bastırılmaya çalışılıyor. Adliyeler öldürülen, tutuklanan gençlerin, çocukların aileleri ile dolup taşıyor. Yargı kararları günbegün trajikomik bir hal alırken, mahkeme yerlerinin keyfi değiştirilmesi (bknz. Utku Kalı Davası Sivas-Samsun-Amasya),duruşmaların sürekli ileri bur tarihe ertelenmesi, hakimlerin alenen yanlı kararlar vermesi davaları birer tiyatro sahnesine çeviriyor. Güncel trajikomik bir örnek ise yaklaşık 4 buçuk yıldır görülmekte olan Şerzan Kurt davasında göze çarpıyor.  Muğla'da 11 Mayıs 2010 günü sol görüşlü öğrencilerin saldırıya ugradigi sırada Şerzan Kurt'u öldürdüğü ileri sürülen polis memuru hakkında verilen 8 yıl hapis cezasını az bulan Yargıtay,dosyayı yeniden görülmesi için Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne yeniden gönderirken,Emniyet Genel Müdürlüğü sanık polise sadece 24 ay terfi durdurma cezası vererek emeklilik haklarının korunması için dava bitmeden sanık polis emekli ediliyor. 
 
Yargının bu hale düşmesi bir yana yargılanan çocuklar,gençler üzerinden bir mesaj veriliyor adeta; bu diktaya her kim karşı çıkarsa her kim bir söz söyleyecek olursa çocuk yaşlı yaşa bakılmaksızın cezasını alır deniliyor. Oysa Mehmet Emin'in 'suç'una bir deginelim, cumhurbaşkanına "hırsız" dediği gerekçesiyle hakaret etmekten tutuklanıyor. Mehmet Emin küfür ya da ağır hakaret etmemiştir kaldı ki hırsız suçlamasını hakaret olarak gören herkes için yol yordam bellidir: yargıya müdahale etmek yerine yargının önünü açar ve kendisine çok güvenen, suçlamalardan tüm bağımsız denetim yollarının işletilmesi sonucunda aklanarak çıkar. Mehmet Emin'i apar topar okulundan aldırıp cezaevine gönderebilecek kadar öfke ile hareket edilmez. 
 
Böylesine keyfi tutumların olduğu ülkemizde Mehmet Emin için tutuklama kararı veren hakimi aramak da elbette suç sayılacaktır. Bu da oldu güzel ülkemizin muazzam yargısında. Gazeteci ismail Saymaz söz konusu hakimi aradığını ve "Niye tutuklama kararı verdiniz?" demesi üzerine hakimin "Sen nasıl hakimi ararsın? Seni tutuklarım,hakimi aramak suçtur." cevabı ile karşılaştığını dile getirdi.  Gazeteci Saymaz'ın da ifadesi ile hakimi aramanın suç olduğunu varsayan bir hakim elbette ki bu çocuğu da tutuklar.
     
Mehmet Emin'le sınırlı değil yaşananlar. Laik,kamusal,bilimsel eğitimden yana Eğitim Sen'li okulumuz akademisyenlerini bir hatırlayalım. Gezi Direnişi'nin üniversitemizde de yaşandığı zamanlarda orta bahçede forumlar yapılır,kimi zaman hocaların da ziyaretleri ile memleket üzerine konuşmalar devam ederdi. Foruma gerçekleşen bir saldırı üzerine gerginlik çıkmış, akademisyenler uzaktan gerilimi izleyip telefonlarına görüntü kaydetmişler ve bunlar suç sayılmıştı. Haklarında kamu görevinden çıkarılma cezası istenmesinin gerekçesi olarak "solcu öğrencilerle" görüşmek, cep telefonu ile görüntü kaydetmek yer almaktaydı. Bir akademisyenin öğrenciler ile görüşmesi 'suç' teşkil edebiliyordu. Mesele üç beş akademisyen meselesi değildi, asıl mesele yeni makbul akademisyen tanımına uymayanların ifşa edilmesi ve tehdit edilmesiydi.
 
Buarada ilerleyen dönemde hocalarımızı yalnit bırakmayacağımızın habercisi de olsun bu yazı. 
     
Yargının aldığı kararları hergün dehşetle izlemeye devam edeceğiz anlaşılan. Adalete olan güvenin neredeyse sıfırlandığı ülkemizde hukuk fakültesi öğrencileri olabilmek ise ayrı meziyet. Fakat kararlıyız, her engele,tehdide,baskıya rağmen boyun eğmeyeceğiz ve adalet yerin yedi kat dibine de girse bulup çıkaracağız!
 
Etiketler: #MehmetEminYalnizDegildir
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı