Yazı Detayı
15 Aralık 2014 - Pazartesi 11:53 Bu yazı 871 kez okundu
 
HANGİ OSMANLICA?
Yılmaz Çolak
avyilmazcolak@gmail.com
 
 

 Milli Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen Eğitim Şuralarının 19.su geçtiğimiz günlerde yapıldı. Bu toplantıda bir sendika tarafından ileri sürülen “ortaöğretimde zorunlu Osmanlıca dersi” önerisi hem şura içerisinde hem de kamuoyunda büyük tartışmalara yol açtı. Şura içerisinde Osmanlıca dersinin verilmesi yönünde bir kanaat oluşsa da katılımcılar dersin zorunlu ve seçmeli olması hususunda farklı görüşlere sahip oldu. Buna karşın kamuoyu dersin olmaması gerektiği ve zorunlu bir ders olarak okutulması gerektiği konusunda keskin bir ayrıma gitti. Peki bu kadar keskin farklar oluşturan motivasyon noktaları nelerdi? Kendimize itiraf edemesek de bu konuya bakış açımızı oluşturan temel nokta siyasi eğilimlerimizden ileri gelen rekabet. Derse karşı çıkan da dersin verilmesi gerektiğini söyleyen de konuya sığ bir pencereden bakıyor. Cepheleşen tarafların yaşadığı “ecdad dili” ve “laik cumhuriyetin sarsılması” motivasyonlarından farklı olarak bu yazımda Osmanlıca dersini sujelerden arındırıp ders için gerekli olan teknik altyapıyı, dersin gereklilik derecesini ve yaşayan dile yapabileceği katkıyı tartışmaya çalışacağım.

 İlk olarak dersin gerektirdiği teknik altyapıyı tartışmak istiyorum. Osmanlıca dersi verilmeye başlandığı zaman dersin verileceği her okula en az bir branş öğretmeni ataması gerektirecek. Bunun yanında ders araçgereçleri ve ekstra ders saati gerektirecek. Ders araçgereçlerinin ve oluşacak ekstra ders saatinin bir şekilde halledildiğini varsayalım. Osmanlıca dersini hangi branştan öğretmenler öğretecek? Bu iş üzerine eğitim almış herhangi bir kimse yokken nasıl olacak da genç dimağlara bu bambaşka alandan eğitim verilecek? Lisans eğitimleri boyunca bu dersi vermeye çalışan ve büyük bir kısmı bu konuda mezun olduktan sonra dahi eksik olan edebiyat öğretmenleri mi verecek bu dersi? Veya sırf Fars alfabesini tanıdığı için eğitimcilik konusunda en ufak bir eğitim almamış olan İlahiyat Fakültesi mezunları mı verecek? Bu konudan da anlaşılıyor ki altyapıyı oluşturmadan, sırf yapmış olmak için, birilerine mesaj verme kaygısı güderek bu kadar ağır bir yükün altına girilmemeli. Eğer böyle bir ütopik hareket gerçekleştirilecekse önce eğitimci kadrosu oluşturulmalı. Bu noktadaki bir diğer kritik mesele ise seçmeli ders konusunda. Ülkemizde yaşayan insanlar seçmeli derslerini üniversitenin ilk yılına kadar istisnalar dışında kendileri seçemiyor. Osmanlıca dersi seçmeli ders olarak verilecek olursa bu durum suistimale açık bir durum olacaktır. Olası bir seçmeli ders durumunda devletin bu konuda net bir tutum alması gerekiyor. Henüz zorunlu din dersini almak istemeyen öğrencilerin ve ailelerinin verdiği hukuki mücadeleler ve bu doğrultudaki AİHM kararları bütün sıcaklığını korurken bir de Osmanlıca dersi konusunda oluşacak uyuşmazlıklar Türkiye’nin başını çok ağrıtır.

 Peki Osmanlıca dersi gerekli midir ve öğretildiği takdirde yaşayan dile katkısı ne olacaktır? Bu konuda yorum yapmadan önce Osmanlıca’yı tanımlamak gerekir. Osmanlıca dediğimiz dil, içinde bol miktarda Arapça ve Farsça sözcük bulunduran ve Fars Alfabesi’yle yazılan Türkçe’dir. Tanımdan yola çıkarsak günümüz Türkçe’siyle iki temel noktada ayrılan bir dil. Birincisi kelime dağarcığı, ikincisi alfabe. Kelime zenginliği bir dilin zenginliğinin en büyük göstergesidir. Bir dilde bir olguyu ne kadar farklı şekilde ifade edebilirseniz diliniz edebi yönden o kadar zengin olur. Bizim dilimiz de özellikle dilimize dahil olmuş olan Arapça ve Farsça kelimelerin etkisiyle ağdalı, edebi yönden bir hayli zengin bir dildir. Buna karşın harf devrimi (sonuna kadar haklı bir devrimdir) sonrası yaşanan geçiş sürecinde insanımızın okumamasından ileri gelen sadeleşmeyle dilimizdeki zenginlik kayboldu. Osmanlıca dersi verildiği takdirde özellikle üzerine eğilinmesi gerekilen ilk husus bu kelime hususu olmalıdır. Özellikle sosyal bilimler alanlarıyla ilgilenen bireylerin daha nitelikli yetişmeleri ve topluma faydalı olabilmeleri için kendilerini çok daha iyi ifade edebilmeleri gerekli. Bu işi yapanların en temel sermayesi dildir. Onu ne kadar zenginleştirirsek toplum kalitesi de bir o kadar artar. Örneğin bir hukukçunun 40 yıl önce yazılmış bir eseri veya yine aynı süre zarfında yapılmış bir kanunun ilga maddelerini incelerken hiçbir şey anlamaması tek kelimeyle acıdır. Ben Arap Alfabesi konusunu geri plana bırakarak edebi zenginlik ve toplum kalitesi açısından Osmanlıca dersinin sözel bölüm öğrencilerine seçmeli olarak, Sosyal Bilimler Lisesi öğrencilerine ise zorunlu olarak okutulması gerektiğini düşünüyorum. Bu sayede eğitim sisteminde yerini yeterince sağlamlaştıramamış olan Sosyal Bilimler Liseleri amaca uygun olarak önem kazanmış olacaktır. Bir nevi bir taşta iki kuş. Uzun vadede baktığımız zaman yaşayan dil her gelen nesille birlikte daha da zenginleşecek ve toplum daha konuşkan, kendini ifade edebilen bireylerden meydana gelecektir.

 Yaptığım bu değerlendirmelerde atladığım bir konu veya yanlış düşündüğüm hususlar olabilir. Bu konuda sizden kendinize şunu sormanızı rica ediyorum. Osmanlıca dersi konusunda siyasi fikirlerinizden kaynaklanan ve sujelerle bezeli bir motivasyonla mı cephe alıyorsunuz, yoksa ders özelinde yaşanacak problemleri göz önüne alarak objektif bir motivasyonla mı hareket ediyorsunuz. Bu soruya verdiğiniz cevap sizi vicdanen rahatlatan bir cevapsa ne ala. Bu soruyu sadece bu hususta değil, tümevarım yöntemiyle gündemdeki herhangi bir olay hakkında da uygulamanızı tavsiye ederim. Fikirlerinizin kölesi olmayın, devrimi önce kendi aklınızda yapın. Sizin Osmanlıcanız hangisi?

 

Not: Bu haftadan itibaren aramıza katılacak olan yeni yazar arkadaşlarımız, İkarus Dergi ailesine hoşgeldiniz. Hepinize başarılı birer yazım hayatı dilerim.

 
Etiketler: Hangi, Osmanlıca
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
39
34
3
3
12
18
2
Fenerbahçe
36
36
2
6
10
18
3
Galatasaray
35
37
4
2
11
17
4
Beşiktaş
33
31
3
6
9
18
5
Trabzonspor
30
35
4
6
8
18
6
Göztepe
30
31
6
3
9
18
7
Kayserispor
30
25
3
6
8
17
8
Sivasspor
27
24
7
3
8
18
9
Bursaspor
25
28
7
4
7
18
10
Yeni Malatyaspor
23
21
7
5
6
18
11
Kasımpaşa
22
28
8
4
6
18
12
Akhisarspor
20
23
8
5
5
18
13
Alanyaspor
18
30
10
3
5
18
14
Osmanlıspor FK
18
26
10
3
5
18
15
Gençlerbirliği
17
22
9
5
4
18
16
Antalyaspor
17
20
9
5
4
18
17
Atiker Konyaspor
16
18
10
4
4
18
18
Kardemir Karabükspor
9
14
13
3
2
18
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı