Yazı Detayı
20 Nisan 2017 - Perşembe 01:32 Bu yazı 555 kez okundu
 
16 Nisan Referandumu: Anayasa Mahkemesi'ne ve İHAM'a Başvuru Mümkün mü?
Uğur Tabak
 
 

"Türk tipi" başkanlık sistemi teklifinin içeriği kadar hazırlanışının, mecliste görüşülmesinin ve referandum sürecinin de birçok hukuka aykırılık barındırdığı ortadaydı. Bütün bu sorunlara, 16 Nisan günü yapılan referandumda gerçekleşen usulsüzlükler ve Yüksek Seçim Kurulu'nun dün verdiği karar yeni bir boyut kazandırdı.

16 Nisan gününe başta mühürsüz pusula ve zarf skandalı olmak üzere usulsüzlükler damgasını vurmasaydı, belki de referandum için Anayasa Mahkemesi veya İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'ne başvuru yolu ana muhalefet partisi düzeyinde bu kadar gündeme getirilmeyecekti. Öte yandan ben bu usulsüzlükler söz konusu olmasaydı dahi referandum sürecinin bir bütün olarak adil ve serbest olmadığı gerekçesiyle serbest seçim hakkının ihlal edildiği tespitinin yapılmasının İHAM veya Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi'nden talep edilebileceği düşüncesindeydim.

YSK kararının ardından, artık referandumun "resmi" sonucunun "Evet" olarak kesinleşeceği ortada. Fakat "Evet" ve "Hayır" arasındaki fark, toplam seçmen sayısı göz önünde bulundurulduğunda, oldukça az. Buna karşılık usulsüzlük iddiaları ise referandumun sonucuna tek başına gölge düşürebilecek kadar ciddi. Dolayısıyla artık YSK kararından ve referandum sürecinden kaynaklanan ihlallere karşı Anayasa Mahkemesi ya da İHAM gibi insan haklarını koruma mekanizmalarının devreye girip giremeyeceği gündemde. Tartışmanın odak noktası ise İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nde düzenlenen serbest seçim hakkının referandumları kapsayıp kapsamadığı.

Öncelikle belirtmek gerekir ki Türkiye tarafından kabul edilen hiçbir uluslararası insan hakları mekanizması 16 Nisan referandumu için iptal gibi bir karar veremeyecektir. Bu mekanizmalara başvurunun esas önemi, devlet organlarının referandum sürecindeki eylem ve işlemlerinin serbest seçim hakkını ihlal edecek şekilde yürütüldüğünün tespit edilmesi olacaktır.

Şimdi, referandum yönünden İHAM'ın etkili bir yol olup olmadığını açıklığa kavuşturalım.

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi kapsamında bir başvuruda ihlal kararı verilebilmesi için, öncelikle başvurunun kabul edilebilirliğine karar verilmelidir. Kabul edilebilirlik şartlarından birisi de ihlale konu meselenin Mahkeme'nin konu bakımından yetkisine girmesidir. İşte serbest seçim hakkı ve referandum ilişkisi bu türden bir kabul edilebilirlik sorununa dayanıyor.

İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nde korunan tek siyasi hak olma özelliğine sahip olan serbest seçim hakkı, Sözleşme'ye Ek 1 No.lu Protokol'ün 3. maddesinde düzenleniyor. Maddenin lafzında ve Mahkeme'nin içtihadında serbest seçim hakkının yalnızca yasama organı seçimlerine uygulanabileceği şeklindeki yaklaşım hakim. Mahkeme, yasama organı ibaresinin ilgili devletin anayasal yapısına göre ve özellikle bu devletin anayasal gelenekleri ve meclis veya meclislerin yasama yetkilerinin genişliğine göre yorumlanması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda tek meclisli yasama organının yanı sıra, -varsa- seçimle göreve gelen ikinci meclis (Senato gibi), federal devlet anayasasında yer verilen federe devletlerin yasama organları, bölgeli devletlerin anayasalarında yer alan bölge meclisleri için, hatta Avrupa Parlamentosu için yapılan seçimlerde de serbest seçim hakkı gündeme gelebiliyorken, belediye meclisleri ve devlet başkanlığı için yapılan seçimler ile referandumlar bugüne kadar 3. maddenin kapsamı dışında bırakıldı.

Referandum hakkında, Sözleşme organlarının yaklaşımı ilk olarak Komisyon döneminde X v. Birleşik Krallık kararında ortaya çıktı. Karara konu referandum, Birleşik Krallığın Avrupa Ekonomik Topluluğu'na katılımının oylanması ile ilgili. Komisyon, yapılan referandumun yasama organı seçimi olmadığı tespitini yaptıktan sonra, başvuruya konu referandumun niteliğini de irdeledi. Yapılan referandumun istişari bir nitelik taşıdığı ve gerçekleştirilmesi için yasal bir zorunluluğun bulunmadığı tespitini yapan Komisyon, bu gerekçelerle davaya konu referandumun 3. maddenin kapsamı dışında kaldığı kararını verdi. Bu karardan sonra Nurminen ve diğerleri v. Finlandiya, Bader v. Avusturya ve McLean ve Cole v. Birleşik Krallık kararlarında her ne kadar X v. Birleşik Krallık kararına atıf yapılsa da, referandumun niteliği incelenmeksizin, 3. maddenin bu davalara uygulanamayacağı yönünde karar verilmişti. Dolayısıyla Sözleşme organlarının görüşüne göre referandumlar Sözleşme'de yer alan serbest seçim hakkının kapsamına girmiyor.

Bununla birlikte doktrinde Ek 1 No.lu Protokol'ün 3. maddesinin referandumları da kapsaması gerektiği yönünde bir görüş bulunuyor. Katıldığım bu görüşe göre, halkın yasa yapacak olan temsilcilerini seçmesine ilişkin güvencelerin, halkın böyle bir aracı olmadan doğrudan kendisinin yasa yapımında rol oynadığı referandumlar için evleviyetle geçerli olması gerekir. Ayrıca, kanımca, bu konuda değerlendirmeye yer verilen tek karar olan X v. Birleşik Krallık kararına konu referandumun istişari nitelikte olması ve zorunlu olmaması, "zorunlu olan ve istişari nitelikte olmayan referandumlarda farklı bir yaklaşım sergilenebilir mi?" sorusunu da gündeme getiriyor. Mahkeme aslında hiçbir kararında bu konuda detaylı bir değerlendirme yapmadı. Öte yandan Mahkeme'nin Sözleşme'de yer alan birçok madde için yaptığı dinamik ve genişletici yorumu, serbest seçim hakkı için de yapmasının ve içtihadını değiştirmesinin önünde herhangi bir engel bulunmuyor. Fakat içtihadını bu şekilde değiştirmediği sürece Mahkeme, 16 Nisan referandumunu serbest seçim hakkı kapsamında incelemeyi reddedecek.

Peki İHAM cephesinde durum yukarıdaki gibiyken, Anayasa Mahkemesi böyle bir başvuruyu kabul edilebilir bularak esas incelemesi yapar mı?

Serbest seçim hakkı Anayasa'da referandumları da kapsayacak şekilde İHAS'tan daha geniş düzenlenmiş olsa da, bireysel başvurularda "Anayasa ve Sözleşme'nin ortak koruma alanı" içtihadını istikrarlı bir biçimde sürdüren Anayasa Mahkemesi, büyük olasılıkla referandumlar yönünden Sözleşme'deki dar kapsamla bağlı kalacak.

Öte yandan Anayasa Mahkemesi, Yüksek Seçim Kurulu kararlarına karşı başka hiçbir mercie başvurulamayacağı yönündeki Anayasa 79. md hükmünü bireysel başvurular açısından da referans almakta ve YSK kararlarına karşı yapılan başvuruları salt bu gerekçeyle reddetmekte. Anayasa Mahkemesi'nin bu yaklaşımı eleştirilebilir. Fakat 16 Nisan referandumu ile ilgili YSK kararına karşı yapılacak bir bireysel başvuru da Anayasa Mahkemesi tarafından büyük olasılıkla aynı şekilde reddedilecek. Kanımca YSK kararından kaynaklanan ihlallerde, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu uluslararası mekanizmalara başvuru için tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu değil.

Sonuç olarak YSK kararına karşı yapılacak bir bireysel başvuruda Anayasa Mahkemesi etkili bir iç hukuk yolu değilken, iki olanak söz konusu olacaktır. Bunlardan ilki İHAM başvurusu olup bu başvurudan bir sonuç alınabilmesi, İHAM'ın dinamik yorum yaparak yaklaşımını değiştirmesine bağlı. Ben yukarıda değindiğim nedenlerle böyle bir başvurunun esasının incelenmesi gerektiği kanısındayım.

İkinci olanak ise Birleşmiş Milletler bünyesindeki İnsan Hakları Komitesi'ne Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi kapsamında yapılacak bir başvurudur. Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 25. maddesi referandumları da açık olarak içeren bir kapsama sahip. İnsan Hakları Komitesi ise bu Sözleşme kapsamındaki haklara ilişkin ihlal iddialarını inceleme ve gerektiğinde tazminat/yeniden yargılama gibi giderim türlerinin uygulanmasına karar verme yetkisine sahip. Dolayısıyla 16 Nisan referandumu bakımından, İHAM'dan ziyade, İnsan Hakları Komitesi'ne yapılacak bir bireysel başvuruda sonuç alma olasılığı daha yüksek.

 
Etiketler: 16, Nisan, Referandumu, Anayasa, Mahkemesine, İHAMa, Başvuru, Mümkün,
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
22
20
0
1
7
8
2
Göztepe
17
20
2
2
5
9
3
Akhisarspor
16
14
2
1
5
8
4
Medipol Başakşehir
16
13
2
1
5
8
5
Fenerbahçe
14
17
2
2
4
8
6
Beşiktaş
14
13
2
2
4
8
7
Kayserispor
14
12
2
2
4
8
8
Bursaspor
12
16
4
0
4
8
9
Sivasspor
12
14
4
0
4
8
10
Alanyaspor
11
19
4
2
3
9
11
Trabzonspor
9
17
3
3
2
8
12
Antalyaspor
9
11
4
3
2
9
13
Yeni Malatyaspor
8
14
4
2
2
8
14
Kasımpaşa
8
13
5
2
2
9
15
K. Karabükspor
8
11
4
2
2
8
16
Gençlerbirliği
7
9
5
1
2
8
17
Atiker Konyaspor
7
8
5
1
2
8
18
Osmanlıspor FK
4
10
6
1
1
8
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı