Yazı Detayı
18 Mart 2015 - Çarşamba 19:03 Bu yazı 1156 kez okundu
 
Yeni Anayasa Vaadi: Sorunlarla Oyalanmak
Utku Ilgaz Satılmış
 
 

Geçen seçim döneminde gördüğümüz ve aynı zamanda gerçekleşmediğini de gördüğümüz bir vaat: Yeni anayasa yapımı.

Belki de her seçim öncesi yeni anayasa yapımının gündeme gelmesi, siyasi partilerin;- başta iktidar partisi- olmak üzere her seçimde yeni anayasayı vaatlerinin en başına koyması belki de bu konunun önemini gösteriyor.

Ya da belki de bu konunun istismar edildiğini gösteriyor. Bir oy toplama amacı olarak görüldüğünü gösteriyor. Takdir sizlerin… Ben oyumu ikincisinden yana kullanıyorum eylem ve söylem açısından.

Ve sonuç olarak beklenen yeni anayasa bir türlü yürürlüğe girmedi, siyasetçiler bunu başaramadı.

Herkes sürekli 1982 anayasasının darbe ürünü olduğunu bu sebeple değişmesi gerektiğini söylüyor. Fakat bu konuda toplumun ve birçok kişinin söylemi şekilcilikten öteye gidemiyor.

Doğru olan kısım: 1982 anayasası darbe sonucu ortaya çıkmış, demokratik değerleri ve insan hakları kavramının gereklerini dışlamış bir anayasaydı.

Fakat şöyle bir gerçekte var: yakın geçmişte de halkoyuna sunulan anayasa değişiklikleri gibi, 1982 Anayasası'nın birçok maddesinde fazlaca değişiklik yapıldı! Özellikle temel hak ve özgürlükler ve onların sınırlandırma rejimi hakkında son derece olumlu değişikliklere gidildi.

Hatta biraz daha açmam gerekirse 1982 yılında yapılan anayasa ile şu an yürürlükte olan anayasayı yanyana getirdiğimizde birbirinden tamamen farklı iki metin ortaya çıkıyor. Yani biz sadece anayasanın ismini, 1982 Anayasası yerine, 2015 Anayasası yapsak neredeyse tamamen farklı iki metin ortaya çıkıyor.

Bunları neye dayanarak söylüyorum? Hemen örnekler verelim.

1982 anayasası şu ana kadar 17 kez değişti ve 109 madde değişikliğe uğradı. Anayasamızda 177 madde olduğu düşünüldüğünde bu çok yüksek bir rakam. Değişikliklerin belli başlıları özellikle temel hak ve özgürlüklere ilişkin olanları şu şekilde:

-1987 Yılı Değişiklikleri

  • Geçici 4.madde kaldırılarak eski siyasi liderlerin siyaset yasağı kaldırıldı.

-1993 Yılı Değişiklikleri

  • Radyo ve televizyon yayınları üzerindeki devlet tekeli kaldırıldı.

-1995 Yılı Değişiklikleri

  • 1980 askeri müdahalesinin meşruluğunu savunan cümleler Anayasadan çıkarıldı.
  • Kamu görevlilerine sendika kurma hakkı verildi.
  • Siyasi partilere yurt dışında örgütlenme, kadın ve gençlik kolları kurma hakkı verildi.
  • Yüksek öğretim görevlileri ve öğrencilerine siyasi partilere üye olma olanağı verildi.

-1999 Yılı Değişiklikleri

  • DGM'de askeri hâkim ve savcıların varlığına son verildi.

-2001 Yılı Değişiklikleri

  • Temel haklarla ilgili genel sınırlandırma sebepleri kaldırıldı.
  • Sınırlandırmanın Anayasa'nın öngördüğü şartlarda hakkın özüne dokunulmayacak şekilde ve ölçülülük ilkesine uygun yapılabileceği öngörüldü.
  • Yargılama öncesi gözaltı süresi 15 günden 4 güne indirildi.

-2002 Yılı Değişiklikleri

  • Milletvekillerinin seçilme yeterliliği ile ilgili "ideolojik ve anarşik eylemlere katılma" ifadesi kaldırılarak "terör eylemlerine katılma" şeklinde değiştirildi.
  • Bir ilin veya seçim çevresinin TBMM'de üyesi kalmaması durumunda boşalmayı takip eden 90 gün sonraki pazar günü ara seçim yapılacağı öngörüldü. (2002 yılında Siirt'te yapılan ara seçimlerde ilk defa uygulandı.)

-2004 Yılı Değişiklikleri

  • Ölüm cezası kaldırıldı.
  • Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda uluslararası antlaşmaların hükümlerinin esas alınacağı kabul edildi.
  • Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırıldı.

-2005 Yılı Değişiklikleri

-2006 Yılı Değişiklikleri

  • Milletvekili seçilme yaşı 30'dan 25'e indirildi.

-2007 Yılı Değişiklikleri

  • Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi benimsendi.
  • TBMM'de tüm toplantılarda üye sayısının 1/3'ünün katılması yeterli görüldü.

-2010 Yılı Değişiklikleri (Referandum ile Yapılan Değişiklikler)

Peki bütün problemler anayasanın kötü bir anayasa anti-demokratik bir anayasa olması sebebiyle mi ortaya çıkıyor? Bu soru Türkiye’de İnsan Hakları ihlallerini önlemek ve anayasa vaatleri ile ilgili daha gerçekçi ve doğru düşünmek için son derece önemli ve üç temel cevabı var.

1-Problemler anayasadan kaynaklanıyorsa cevabımız:  Evet anayasamızın bu maddesinde ya da tamamında değişime ihtiyaç vardır.

2-Problemler anayasadan değil kanundan kaynaklanıyorsa: Bunların değiştirilmesi düzeltilmesi gerekmektedir.

gibi çözümlere gidebiliriz.

3-Ama esas sorun, söyleyeceğim üçüncü maddede. Anayasanız olabildiğince sorunsuzdur, kanunlarınız olabildiğince sorunsuzdur; ama yöneticileriniz, yani kanunları uygulayıcılarınız, yani hükümet bunları gerektiği gibi olumlu bir şekilde uygulamıyordur. Sorun bu ise kanunlarla oynamak, anayasanızı değiştirmek bu sorunları çözmeye katkı sağlamaz. Sadece sorunla oyalanmak olur. Oraya görevinin bilincinde olan saygılı bireyleri yerleştirmek, yürütme görevini üstlenen kişi ve kurumlara da yaptırım gücü olan hukuki denetimlere tabi tutmak gerekir. Bu su anki siyasi ortamda oldukça zor gözüküyor.

Açık konuşmak gerekirse Türkiye hiçbir dönemde temel hak ve özgürlükler açısından iç açıcı durumda olmadı. Ama tabi uygarlık ileri gittikçe bunların bir düzene konulması, insan hakları ihlallerinin bir yaptırıma bağlanması gerekmekte, bu bir ihtiyaç haline gelmekte. Bu da insanca yaşama olgusunu öne çıkarıyor. İnsan hakları kavramının önemini ortaya koyuyor.

Şu an için dünyada devletlerin ve insan hakları hukuku ile ilgilenenler tarafından en çok kabulgören sözleşme İHAS, en çok kabul gören ve kararları bağlayıcı olan mahkeme ise İHAM’dır. İHAM’da Türkiye hangi konulardaki ihlallerden ötürü ceza alıyor ve bunun anayasa ile ilgisi var mıdır?

Zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi ve bunun içeriğinin ihlal oluşturduğu ile ilgili Eylem Zengin kararı 2007 yılında çıkıyor ve o tarihten bu yana hiçbir şekilde bunu değiştirmek için bir çalışma gerçekleşmiyor. İhlalde birebir anayasa ile ilgili değil.

Başörtülü bireyler üniversitelere alınmıyordu. Eğitim hakkının engellenmesi vardı. Bu ihlal de anayasa kaynaklı değildi.

Özellikle 90’lı yıllarda Doğu’da yaşanan gözaltında kayıplar, köy boşaltmalar önemli insan hakları ihlalleri oluşturuyordu. Bunların hiçbiri anayasa kaynaklı değildi.

  • İş güvenliği ile ilgili ihlaller
  • Kadına şiddet olaylarının artışı
  • Lgbti hakları, cinsel yönelimlere gerekli saygının gösterilmemesi
  • Makul sürede yargılanma hakkının çiğnenmesi, Ergenekon, Balyoz, Kck gibi siyasi erklerin kendini taraf olarak nitelendirdiği davalarda insanların ceza almışçasına uzun süre tutuklu kalması. Yargılamaların genel olarak uzun sürmesi. Bu bir anayasa kaynaklı ihlal değildir.
  • İç güvenlik paketi ile hukuk devletine tamamen aykırı düzenlemelerin getirilmek istenmesi de bir anayasa sorunu değil.
  • Gezi olaylarında polisin uyguladığı şiddet, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapma özgürlüğüne indirilen darbe anayasadan kaynaklanmıyordu. Hatta ve hatta anayasamız bu konuda özgürlükçü bile sayılır. Anayasanın 34. Maddesine herkesin barışçıl bir şekilde izin almaksızın toplantı ve gösteri yürüyüşü yapabilmesi öngörülüyor. Bu uygulanıyor mu? Kanunlar bunlara göre düzenleniyor mu?  Hayır düzenlenmiyor.

O zaman evet şu anki anayasa yetersizdir, şu anki anayasanın değiştirilmesi gerekir fakat temel sorunumuz anayasa kaynaklı değil. Zaten anayasa o eski halinden daha önce de bahsettiğim gibi bambaşka bir durumda. O zaman anayasa ile bu kadar gündemi meşgul etmek hocalarımızın tabiriyle anayasa fetişizminden öteye gidemiyor.

İktidar partisi ve diğer siyasiler, sorunları çözmek yerine, sorunlarla çıkarları için oynamak ve onlarla oyalanmayı tercih ediyorlar.

 
Etiketler: Yeni, Anayasa, Vaadi, , Sorunlarla, Oyalanmak
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı