Yazı Detayı
17 Aralık 2014 - Çarşamba 10:56 Bu yazı 2276 kez okundu
 
Hapsetmemek de Mümkün
Asu Çelebi
 
 

Hapsetmenin alternatif yollarının kullanılmasının temelinde başta özgürlük hakkı olmak üzere insan haklarının ihlalinin engellenmesi vardır. Hapis cezalarının devlete yüklediği maliyetin yüksek olması (1967'deki istatistiklere göre yılda 62.5 milyar Amerikan doları) alternatif yöntemleri kullanmak için bir diğer başlıca sebeptir. Cezaevinin inşası ve idaresi,mahpusların barınması,beslenmesi ve bakımı hapis cezasının maliyetine doğrudan etki eder.

Ayrıca zamanla yeni cezaevlerinin açılması ve giderek kalabalıklaşması da gösteriyor ki aslında hapsetme tam anlamıyla amacına ulaşamamış yani kamu güvenliği sağlanamamış,suç ve suçlular azalmamış. 

Birleşmiş Milletlerin hapis dışı tedbirleri konu alan birden çok belgesi bulunmaktadır. Bunların en önemlisi 1986'da imzalanan Hapis Dışı Tedbirlere İlişkin Birleşmiş Milletler Minimum Standart Kurallarıdır (Tokyo Kuralları). Tokyo Kuralları hapsetmenin en az kullanılması için ceza adalet sistemlerini geliştirmeye yönelik belgedir. İnsan hakları,failin hakları ve rehabilitasyonu,mağdurun hakları ve kamunun güvenliği arasında bir denge sağlanması amaçlanmıştır.

Hapis dışı tedbirlerin geliştiricisi olarak kanun koyucu ve idareciler bir yana toplum liderleri ve gönüllülere de iş düşmektedir. Çünkü halkı failin cezasını toplum içerisinde çekmesine ikmak etmek güç olabilir.

Yazının konusuna gelmeden önce incelenmesi gereken başka konular da var,özet geçecek olursak:

Bu alternatif yöntemlerin kullanılmasından önce ceza sisteminin alanı sınırlandırılabilir. Toplum düzenine uymayan davranışlardan ötürü verilen cezaların kaldırılması,genel yasalara gereksiz cezai tedbirlerin konmaması ile bu sağlanabilir.

Hapis cezasının verilmesinden evvel yargılama,hüküm ve cezalandırma öncesi süreçte de tutukluluğun alternatifinin kullanılabilme ihtimali varken hapsetme tercih edilmemelidir. Sanıkların ancak suç işlediklerine dair ağır şüphe varsa, bu kişilerin salıverilmesi halinde kaçıp saklanabilecekleri,ağır suç işleyebileceklerini ve adaletin işleyişine müdahale edebileceğini düşünmek için yeterli nedenler varsa hapis yolu kullanılabilir. 

Hapis dışı tedbirlerin uygulanmasında hukuka aykırılıklar meydana gelebilir.Örneğin mahkemenin genel bir kamu hizmeti görevi vermesi halinde bu hizmetin ne kadar süreceği ve hangi şartlar altında yapılacağı belirsizlik oluşturur bu da suç ve cezanın önceden tayin edilmesi ilkesi ile bağdaşmaz.Tokyo Kuralları bu gibi cezalandırılmaların önlenmesini şu ifadeyle öngörmüştür: ''Hapis dışı tedbirlerin konulması, tanımlanması ve uygulanması kanunla tayin edilmelidir.'' 

Faillerin cezalandırılması için en sık uygulanan yöntem hapsetmek olmamalı,hakimler alternatif yöntemleri düşünmeye teşvik edilmeli. Hapsetmenin kaçınılmaz olduğu durumlarda en az sürede tutulmalıdır. Özellikle sanığın mahkemeye çıkarılmasının,hükmün verilmesinin gecikmesi yani tutukluluğunun uzaması hallerinde adil yargılanma hakkının da ihlali gerçekleşir.

 

Hapis cezasının azaltılması için stratejileri öne çıkartan dört ana grup vardır: 

Çocuklar

Uyuşturucu kullananlar

Zihinsel veya ruhsal hastalığı bulunanlar

Kadınlar

 

Hapis dışı cezaları sıralarsak:

A- Sözlü yaptırımlar; tedbir,ihtar,kınama gibi sözlü yaptırımlar uygulanabilir.Hiçbir idari altyapı gerektirmez.

B-Şartlı tahliye; uygulanması kolay olup yetkililerin,failin şartlı tahliye koşullarını gerçekleştirmesini sağlayacak mekanizmaları kurması gerekir.

C-Statü cezaları; failin belirtilen haklarının elinden alınmasıdır. Statü kaybının işlenen suçla alakası olmalıdır. Suçla alakalı olmayan kısıtlamalar getirilmemeli.

D-Ekonomik yaptırımlar; para cezası vermek devlete ek yaptırımlar yüklemiyor gibi gözükse de cezaya hükmetmek,uygulamak ve takibini yapmak idari destek gerektirir.

E-El koyma ve kamulaştırma; pekçok yargı mercii bu uygulamanın cezalandırmadan öte suçun ardından ortaya çıkan sonuç olarak görür. Kamulaştırma kararı suçla orantılı olmalıdır. Devletin üzerindeki sorumluluk ise kamulaştırılan eşya veya mülke uğraşmaktır.

F-Mağdura iade veya tazminat kararı; Güç Suiistimali ve Suç Mağdurlarına Sağlanacak Adalet İçin Temel İlkeler Bildirgesi özel bir önem taşıyor.Bildirgeye göre bu iade, “malın iadesini veya yaşanan zarar ya da ziyanın ödenmesini, mağduriyetten kaynaklanan harcamaların karşılanmasını, hizmetlerin tedarikini ve hakların yeniden tesis edilmesini kapsamalıdır."

G-İnfazı durdurulmuş veya ertelenmiş cezalar; hapis cezası hükmünün mahkeme tarafından konan şarta veya şartlara bağlanarak hükmün infazının bir süre için durdurulmasıdır. Şartlara uyulmadığı halde cezanın uygulanmasını sağlayan bir idari yapı olmalı bunun de ek idari yaptırımlar yüklediği söylenebilir.

H-Denetimli serbestlik ve yargısal denetim (adli kontrol) ; denetimli serbestlik servisi faillerin hapse atılmak yerine toplum içinde kalmalarını sağlayan bir birim haline gelmiştir. Bu servis faillerin kendilerine verilen kamu hizmeti cezalarının yerine getirilip getirilmediğini takip etmeli.

I-Kamu hizmetinde çalıştırma kararı ; failin topluma bir hizmeti yerine getirme amacıyla belirli saat ve işin yapılması için verilen cezalardır. Bu hizmet yerine getirilirken fail sömürülmemeli,çalıştığı şartlar insanlık onuruna aykırı olmamalı,belirtilen işin doğru saatlerde yapıldığının denetlenmesi gerekir.

J-Devam merkezine gönderme ; failin günü bir destek merkezinde geçirir ve akşam eve döner.Terapiye ve tedaviye ihtiyaç duyan failler için hapsetmenin alternatifi olarak sunulur. En başta uyuşturucu bağımlılığının tedavisi uygulanabileceği gibi,öfke kontrol merkezleri,çeşitli beceriler kazanma gibi programlar olabilir. Faillerin cezaevinde olmak yerine bu merkezlerde görece serbestlik içinde olmaları daha olumlu yanıtlar verir.

K-Ev hapsi ; diğerlerine görece daha ağır bir cezadır. Failin 24 saat evde olması,evi paylaştığı kişiler  açısından da problem yaratabilir. Aşırıya kaçmamak adına mahkemeler ev hapsi saatlerini belirli sürelerle sınırlayabilir. 

L-Kurumsal olmayan başka muamele biçimleri ; Tokyo Kurallarıma göre devletler alternatif biçimler geliştirmelidir.

M-Yukarıda belirtilen tedbirlerin birlikte verilmesi ; bazı durumlarda mahkeme birden fazla tedbiri uygun görebilir. Bu halde cezanın etkisinin aşırı olmamasına dikkat edilmelidir.

 

Sonuç olarak Devlet suç teşkil edebilecek davranışları güvenlik tedbirleriyle önleyebiliyorsa ceza hukuku yaptırımları uygulanmamalı son çare olarak ceza hukukuna gidilmeli, kısa süreli hapis cezası gerektiren suçlarda ise faili toplumdan kopartmak teoride ıslah amacı taşısa da kişiyi cezaevinde tutmanın toplum için daha faydalı olduğu söylenemez.

 

 
Etiketler: Hapsetmemek, de, Mümkün
Yorumlar
Diğer Yazılar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
3
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
4
Trabzonspor
28
32
4
4
8
16
5
Göztepe
27
28
4
3
8
15
6
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
7
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
8
Bursaspor
24
27
6
3
7
16
9
Sivasspor
23
21
7
2
7
16
10
Kasımpaşa
19
24
7
4
5
16
11
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
12
Alanyaspor
18
27
8
3
5
16
13
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
14
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
15
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
16
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
17
Gençlerbirliği
13
19
9
4
3
16
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı