Yazı Detayı
15 Aralık 2014 - Pazartesi 06:38 Bu yazı 1551 kez okundu
 
Bir Ayağı Çukurda Demokrasimizin Seçim Barajı Tartışması
Utku Ilgaz Satılmış
 
 

Son dönemde ülke gündemini meşgul eden demokrasi açısından önemli bir sorun: Seçim Barajı.

Öncelikli olarak sormamız gereken soru; barajı neden sorun olarak görmek gerekir? Bilindiği üzere demokrasi kültürü, mücadelelere dayanan bir ülke değiliz. Doğru ya da yanlış, az ya da çok eli yüzü düzgün bir demokrasimiz varsa, bunun oluşması tarihimizdeki yoğun demokrasi talebinden kaynaklanmıyor. Yönetici sınıfının değiştirdiği sistemden kaynaklanıyor. Hatta bu değişimin demokratik olmadığını ve demokrasi getirmediğini düşünen pek çok kişi olmakla birlikte şu an için bu konu, okumakta olduğunuz yazının dışında kalıyor.

Elbette demokrasinin çok önemli bir parçası olarak seçimler karşımıza çıkıyor. Hatta bizim ülkemiz için belki de demokrasinin tek uygulanma sahası olarak karşımıza çıkıyor. Çünkü Türkiye'de demokrasi eşittir sandık denklemi halkın öylesine aklında yer etmiş ki bu iki kavram eşdeğer gözükmekte. Buna açıkçası çok şaşırmamak gerekiyor. Yazının başındaki demokrasi kültürünün oluşmasının mücadeleye dayanmaması bunun en temel sebebi. Demokratik toplum, sivil örgütlenmeler, eylemler bizim demokrasi kültürümüzle pek özdeşleşen hareketler değil. Üstelik bu demokrasi kültürünün yerleşmeye başladığı günden itibaren bu topraklarda kabul gören bir düşünce de değil. Biz demokrasinin yalnızca seçimini almışız desem abartmış olur muyum bilemiyorum. Bu sebeple seçim barajı konusu demokrasi ve temsil açısından büyük bir önem taşıyor ve Türkiye için daha da büyük önem taşıyor. Demokrasiyi salt seçim sonucunda arama kültürünü, sadece demokrasi kültürü ve mücadelesine bağlamak da haksızlık olur. Ülke topraklarının her yanı aynı gelişmişlik düzeyinde ne yazık ki değil. Bu da önemli bir etken. Öte yandan bu ülkenin darbeler geçmişi olduğunu unutmamak gerek. Özellikle 1980 darbesinin sonuçları, seçimler ve temsiliyet açısından son derece ağır olmuştur. Tanör Hocanın ifadesiyle adil temsil anlayışı yerini istikrar ve yönetilebilirlik adına temsil anlayışına bırakmıştır. Bu da seçimleri halkın yararına değil devletin ve iktidarın yararına yapılır hale getirmiştir. 12 Eylül sonrası çifte barajlara hapsedilen oy hakkı bunun önemli bir göstergesidir. Demokrasinin sivil toplum ögesinden korkan ileri demokrat yönetenlerimiz, bu askeri darbeyle birlikte seçim ögesindeki temsilde adaleti de dışlamıştır. Bu da seçimleri halkın yararına değil iktidarların ve büyük partilerin yararına yapılır hale getirmiştir. Seçimlerin amacı bu olmamalıdır. Seçimlerin ruhuna bakıldığında halkın iradesinin olanaklar dahilinde temsil edilmesi gerekmektedir. Yönetilebilirliği isteyen sistem; bireyi, ‘devletin bireyi’ olarak görmekte. Halbuki temsil, ‘bireylerin devletini’ oluşturmak için yapılmalıdır.

 

Avrupa’dan bazı ülkelerin seçim barajlarına bakacak olursak;

İngiltere (Birleşik Krallık)

0%

Belarus

0%

Fransa

0%

Portekiz

0%

İrlanda

0%

Finlandiya

0%

İsviçre

0%

Hollanda

0.6%

Danimarka

2%

Bosna-Hersek

3%

Yunanistan

3%

İspanya

3%

Avusturya

4%

Bulgaristan

4%

İsveç

4%

İtalya

4%

Norveç

4%

Slovenya

4%

Almanya

5%

Belçika

5%

Çek Cumhuriyeti

5%

Hırvatistan

5%

İzlanda

5%

Sırbistan

5%

Rusya

7%

Lihtenştayn

8%

Türkiye

10%

 

Grafik olarak tüm Avrupa’ya bakacak olursak;

 

Türkiye'yi mercek altına alacak olursak; demokrasinin seçimlere sıkıştırıldığı, sandıklarla ölçüldüğü bir ülkedir Türkiye. Demokrasinin ve demokratik toplumun yegane unsurunun halkın oy vererek birilerini seçmesi olarak görüldüğü, demokratik gösteri yapma hakkını kullanan halka karşı yönetenlerin seçimde kazanma argümanını kullandığı, seçmenin barajı aşamayacak diye kendi üye olduğu partiye bile oy vermediği veyahut nefret ettiği itici bir adama oy vermek zorunda kaldığı bir ülkedir Türkiye. İşte belki de bu sebeple seçim barajı bu denli önemli bizler için. Demokrasinin en güçlü ayağı seçimler olarak görülen bir ülkede seçim barajı, halk iradesini katletmektir. En azından bir nebze daha saygı duyulan bu demokrasi unsurunun halk iradesini yansıtması önemlidir. Anayasa md. 67, seçim kanunları temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak şekilde düzenlenir diyor. Önümüzdeki örneğe baktığımızda temsilde adaletin olmadığı ortaya çıkıyor. Bu da 1980 darbesini yapan generallerin istediği ve eklettiği istikrar ilkesini dahi anlamsız kılıyor. Temsilde adaletin sağlanmadığı bir seçim barajı temsili düşürür, güçlü partilerin gücüne güç katmasını sağlar. Pastadan aldıkları payı arttırır. Hele hele yüzde onluk bir baraj kim bilir daha neler yapar bir ayağı çukurda demokrasimize...

 

 

 
Etiketler: Bir, Ayağı, Çukurda, Demokrasimizin, Seçim, Barajı, Tartışması
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Final döneminin sonunda bütünlemeye kalmayacağınıza inanıyor musunuz?
Anketler
Hukuk fakültelerindeki eğitimden memnun musunuz?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı